menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NEREYE GİDİYORUZ?

30 0
25.05.2026

Hem ülke hem de dünya gündeminin maşallahı var. Bizler endişe içinde kıvranıyoruz. Başka bir tarafta da su alttan alta yürüyor. “Göremiyoruz,” diye bir avuç insan feveran ediyoruz ya, işte bunu göremiyoruz. Yarattıkları kargaşayla odaklanma becerimizi ve tüm dikkatimizi çalıyorlar. Bu kargaşayı zihnimizi istedikleri kıvama getirmek için kullanıyorlar. Zihnin en önemli çalışma kuralını çok iyi biliyorlar: İnsan zihni aynı anda sınırlı sayıda uyaranı işleyebilir. Ne kadar çok kargaşa çıkarırsan insanları istediğin yöne o kadar sürükleyebilirsin.  Broadbent’in geliştirdiği bir model var, “Darboğaz Modeli”. Dikkatin fiziksel özelliklere göre filtrelendiğini belirleyen bu model, fazla uyaran olduğunda kişinin yalnızca belirli bir kısmını algıladığını tespit etmiştir. Modeli biraz daha açarsak: “İnsan zihni aynı anda sınırlı miktarda bilgiyi işler. Çevreden aldığı uyarıları duygusal kayıttan geçirir, fakat uyaranlar arttıkça hepsini işleyemez. Bir müddet sonra bilgi sadece fiziksel özelliklere göre (ses tonu, yüksekliği, konumu…) filtrelenerek seçilmeye başlar. Sonuçta bilgiler anlamsal değerlerine bakılmadan ve hangi uyarandan daha çok etkileniyorsak onu seçerek kısa süreli belleğe işlenir, ardından uzun süreli belleğe aktarılır. Örneğin kalabalık bir ortamdasın, bangır bangır ses duyuyorsun. En net olanı ya da yakınında olanı seçersin, diğer sesler filtrelenir ve anlam düzeyinde işlenmez. Sonuç olarak uyaran sayısı arttıkça algın ve bütünü görmekteki seçiciliğin azalır.

                Etrafımızda dönüp duran gündemlere geri çekilip bu gözle bakmanın zamanı geldi. “Şu anda bir tantana kopuyor; ama aslında olan biten ne?” diye bir sorgulamak zorunda olduğumuz bir çağda yaşıyoruz. Çünkü hiç hız kesmiyorlar. Bizler ne yapabiliriz? Atacağımız ilk adım sükunetimizi korumak olmalı. İkincisi de nereye bakacağımızı bilmeliyiz. Mesela haberlerden çok reklamları izlemeye........

© Gazete Gerçek