menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dolmabahçe'de Rüzgârın Hesabı Tutulmaz

6 0
previous day

Çünkü Beşiktaş hiçbir zaman yalnızca doksan dakikalık bir oyun değildi. Kimi zaman Yahya Kemal'in dizelerinde dolaşan İstanbul'du, kimi zaman sabaha karşı balıkçı motorlarının is kokusuydu, kimi zaman da yağmur altında eski Açık Tribün'de üşüyen bir çocuğun, babasının elini daha sıkı tutmasıydı.

 

Onun için Divan Kurulu toplantıları sadece yönetimlerin hesap verdiği salonlar değildir. Orası, siyah-beyaz hafızanın kendi vicdanıyla konuştuğu odadır.

Geçen cumartesi ekrana düşen görüntülerde ise rakamlardan çok sesler vardı.

 

Sitemler...

 

Kırgınlıklar...

 

İnce serzenişler...

 

Başkan, taraftar gruplarına dönüp konuştu. Denetleme heyetine dönüp konuştu. Belki de aslında salondakilerden çok görünmeyen milyonlara seslenmeye çalıştı.

Fakat Boğaz'ın tuhaf bir huyu vardır.

 

Sesinizi büyütür.

 

Ama sözünüzü değil.

 

Çünkü İstanbul, kelimelerin değil, samimiyetin yankısını sever.

 

Sonra yine milyonlar konuşuldu.

 

Dikilitaş...

 

Projeler...

 

Sponsorluklar...

 

Gelirler...

 

Borçlar...

 

Yöneticilerin vaktiyle kulübe verdikleri paraların geri alınması...

 

Şirket hukukunun soğuk yüzüyle bakınca bunda şaşılacak hiçbir taraf yoktur. Alacak, alacaktır. Defter bunu yazar.

 

Ama Beşiktaş'ın tarihi hiçbir zaman muhasebe bürolarında tutulmadı.

 

Onun bilançosu, Dolmabahçe çimlerinde düşüp tekrar ayağa kalkan futbolcuların dizlerinde yazıldı.

 

Tribünlerde........

© Fotospor