GREENWOOD İLE KARTAL'IN GÖRÜNTÜSÜ AYNI!
Sahadaki futbolun ötesinde ne olup bittiğini anlamak için...
Önce futbolcuların BEDEN DİLİNE bakmak gerek..
Takımdan kopmuş, sahada ruh gibi gezen Greenwood'un beden diliyle...
İsmail Kartal'ın beden dili tıpatıp aynı..
İKİSİ DE MUTSUZ!
İKİSİ DE BEZMİŞ!
İkisi de "BEN BURADA NE ARIYORUM" der gibi..
Aslında diğer futbolcuların da onlardan pek farkı yok...
O da ayrı mesele..
Bu şartlarda başlayan maça bakıyorsun, kazanma arzusu yüksek gibi görünüyor ama...
Disiplin yok.. Sistem yok.. Sisteme bağlılık hiç yok!
İşin ilginç tarafı, bu ruh hali ve dağınıklık maalesef takımın bütününe hakim...
YAPILAN BUNCA YATIRIMA RAĞMEN, ŞAKA GİBİ DEĞİL Mİ?
Gelelim takımdaşlık duygusu kaybolmuş futbolcuların, bireysel performanslarına...
Kante ile başlayalım..
Aston Villa maçında belki sorumluluk almak istemediği için...
Belki de yaşanan hezimete ortak olmamak için, oynamak istemeyen KANTE..
DÜN SAHANIN EN KRİTİK FİGÜRÜ İDİ!
Evet, dün gecenin tek gerçeği buydu..
O halde bu adam kadroda varsa...
Tek ayağı alçıda bile olsa, oynamak ZORUNDADIR!
NEDEN Mİ?
Çünkü Kante önde basan, savunma çizgisini ORTA SAHAYA KADAR ÇIKARAN BU İNTİHAR(!) SİSTEMİNDE...
Defansın arkasında kalan o kocaman, o bomboş bölgeyi alan bilgisi ve kademeleriyle tek başına süpürüyor...
Dün akşam da, Guendouzi ile olan tandemi bir kez daha zirve yaptı..
Üstelik takımda en ciddi oynayan, 'ayakta kalan tek adam Kante'ydi,' dersek abartmış olmayız..
Guendouzi de........
