menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hak ve özgürlükler mi? O da ne?

22 0
04.07.2026

Gecenin kör karanlığı…

Ellerinde otomatik tüfekler, koçbaşları, kalkanlar… Resmi ve sivil polisler evlere giriyor. Mandalını kaldırıp açmak yerine, kapıyı kırarak apartmanın bahçesine dalıyorlar. Giriş kattakiler gürültüye uyanıp ‘Ne oluyor’ diye dışarı çıkmak istiyor. Çıkmalarına izin verilmiyor, kapıları kapattırılıyor. Ardından koçbaşıyla apartman kapısı da kırılıyor. Sonra da girecekleri evin kapısı...

Anlattığım yalnızca bir evde yaşananlar.

Geçen hafta gecenin üçünde, dördünde, beşinde; insanlar en derin uykularındayken, sanki kanlı katilmiş ya da canlı bombaymış gibi kapıları kırılarak evlerine girildi. İnsanlar yere yatırıldı, ters kelepçelendi ve gözaltına alındı.

İşçi emeklisi olan, geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda kalan kardeşim de o gece bu şekilde gözaltına alınanlar arasındaydı.

Eşi, apartman kapısının kırılma sesine ve cam şangırtılarına uyanınca kendi kapılarını kurtarabildi. Kapı dürbününden bakarken kapıları dipçiklenince o da hemen açtı. Bu yüzden “şanslıydılar”; en azından evlerinin kapısı kırılmadı.

Yüzleri maskeli, ellerinde otomatik silahlarla içeri daldılar.

Kardeşimin eşi “Niye yatacağım, ne istiyorsunuz?” demeye fırsat bulamadan, kızının ve eşinin uyuduğu odalara girdiler, herkesi yere yatırdılar ve kardeşimi ters kelepçelediler. Odalara, banyoya, mutfağa, hatta balkonlara kadar baktılar.

Ne aradıklarını hâlâ bilmiyoruz.

Ardından gelen diğer polisler odaları, çekmeceleri didik didik aradı. Elbette hiçbir şey bulamadılar. Ama ne aradıklarını da, neden bu şekilde geldiklerini de öğrenemedik.

Komşuların, “Neden kapıyı kırdınız? Hangimizin ziline bassanız açardık” itirazına verilen tek yanıt ise “prosedür” oldu.

Sonrasında kardeşim, neyle suçlandığını bile anlayamadan tutuklandı. Bir gün önce........

© Evrensel