Çevresel yıkımı yeşil etiketle örtme çabası
Resmî Gazete'de 24 Eylül tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği, “sürdürülebilir yatırımlara finansman akışını yönlendirmeyi ve piyasadaki yeşil yıkama uygulamalarının önüne geçmeyi” hedefliyor. Düzenleme kapsamındaki esaslar, bir ekonomik faaliyetin çevresel açıdan sürdürülebilir kabul edilebilmesi için hangi teknik şartları taşıması gerektiğini belirliyor. Ancak düzenlemenin yayımlanmasıyla birlikte, metnin yeşil yıkamayı engelleme kapasitesi, kapsadığı sektörler ve öngörülen kontrol mekanizmalarının yeterliliği konusunda bilim insanları ve hukukçular tarafından kapsamlı eleştiriler dile getiriliyor. Kamuoyuna sunulan bu çerçevenin sahadaki gerçeklikle ne derece örtüşeceği ve çevresel tahribatı durdurup durduramayacağı tartışılmaya devam ediyor.
Yönetmelik ile ilgili uzmanların görüşlerine geçmeden önce “Yeşil Taksonomi” ve “Yeşil yıkama” kavramlarına kısaca değinelim. Yeşil taksonomi, hangi ekonomik faaliyetlerin çevresel açıdan sürdürülebilir kabul edileceğini bilimsel ve teknik kriterlerle belirleyen ulusal bir sınıflandırma sistemini ifade ediyor. Yeşil yıkama ise işletmelerin ve kurumların ürün ya da hizmetlerini gerçekte olduğundan daha “çevreci” ve doğa dostu göstermek amacıyla aldatıcı reklam, pazarlama ve finansman yöntemlerini kullanması anlamına geliyor.
Ekoloji mücadelesinin kavramları reklam malzemesi yapılıyor
Yönetmeliğin hukuki ve politik boyutunu değerlendiren Avukat Mehmet Horuş, Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği'nin özünde ticari amaçlı bir düzenleme niteliği taşıdığına dikkat çekiyor. TBMM'de kabul edilen İklim Kanunu'nun bir iklim yasasından ziyade ticaret kanunu mantığıyla kurgulandığını belirten Horuş, taksonomi yönetmeliğinin de İklim Değişikliği Başkanlığı'nın finansal araçlarından biri olarak hayata geçirildiğini ifade ediyor. Biyoloji biliminin canlıları sınıflandırmak için kullandığı taksonomi kavramının ticari amaçlarla araçsallaştırıldığını savunan Horuş, ekoloji mücadelesine ait kavramların içinin boşaltılarak reklam malzemesi haline getirildiğini aktarıyor. Yönetmelikte yer alan yeşil boyama tanımını dikkat çekici bulan Horuş, çevreci görünmek amacıyla aldatıcı halkla ilişkiler, finansman, reklamcılık veya pazarlama yöntemlerinin........
