menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İçeriden… Dışarıdan…

41 0
18.03.2026

Olaylar hızlı gelişiyor. Birine değinip diğerini görmesen olmuyor.

Ukrayna’da Putin’in başına gelenler şimdi İran’da Trump’ın başına geliyor. Genelde etmez, ama, tarih bu yönüyle tekerrür ediyor.

Rusya, cüssesine güvenip Ukrayna’da birkaç gün, bilemedin birkaç hafta içinde galibiyet temennasını çakacağını düşündü. Yılları devirdi çatışma. Çoğunluk Rusya’nın güçsüzlüğüne/hantallığına hükmetti.

İran’a yönelik emperyalist-siyonist saldırı henüz 20 gününü doldurmadı, ancak perşembenin gelişi çarşambadan belli.

Rusya güçsüz değildi. ABD de değil. Putin’in hesapsızlığı yalnızca Ukrayna ile savaşacağını sanmasıydı, oysa karşısına bütün emperyalist (hatta Polonya gibi diğerleri de) dikildi. Savaş, iki yönüyle de emperyalist bir savaş olarak gelişti.

Trump’ın ya da onun gibi birine ihtiyaç duyup başkan yapan, rakipleri karşısında atağa kalkma yanlısı olan mali sermaye gruplarıyla “derin” ABD’nin aşırı öz güveni tökezletici başlıca neden oldu. Son bir yıl içinde Amerikan emperyalizminin silahın ucunu göstermediği ya da çekmediği neredeyse hiçbir ülke kalmamıştı. Avrupalı “eski” müttefiklerini bile kaç kez tehdit etti. Hem de Grönland’da silah kullanmayla… Ve Venezuela’ya benzeterek İran’ı küçümsediği gibi, tehdit ettiklerinin kendisine dirsek göstereceğini hesaplamadı. Asıl önemlisi, rakipleri Çin ve Rusya’nın Venezuela haydutluğunda olduğu gibi........

© Evrensel