İran herkesin bataklığına mı dönüşüyor?
İran yavaş yavaş kendisi dahil savaşan tarafların bataklığına dönüşüyor. Kalıcı ateşkeslerin, hatta barış anlaşmalarının konuşulduğu bugünlerde savaş yeniden alevlendi. Bölgeye ve savaşa gerçekçi yaklaşanlar açısından şaşırtıcı olmayan yeni tehlikeli tırmanış, İran’ın Apache tipi bir helikopterini düşürmesinin ardından Amerika’nın İran’daki bazı iletişim istasyonlarını, savunma sistemlerini ve radar istasyonlarını vurması ile başladı. Bu saldırılara karşılık İran da Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn gibi bölge ülkelerinde bulunan Amerikan üslerinin olduğu 21 noktaya yönelik hava saldırıları gerçekleştirdi.
Amerika ve özellikle de Trump’ın çıkış planı yapmadan başlattığı bir savaşa sıkışıp kaldığına dair yorumlar giderek artıyor. Amerikan medyasında giderek daha sertleşen bir üslupla sorgulanan bu sıkışma hali, savaş bitse bile Trump çarpıcı bir kazanım elde etmediği sürece Amerika’nın aleyhine olacakmış gibi görünüyor. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’nı sürekli açık tutmaya ve seyir güvenliği sağlamaya gücü yetmeyen bir Amerika imajı elbette Trump açısından oldukça sıkıntılı. Trump yönetimi İran’da ne rejimi değiştirebildi ne de İran’ı neredeyse kayıtsız şartsız teslimiyet şartları ile başlayan ancak zamanla hafifleyen bir anlaşmaya razı edebildi. Beyaz Saray’ın ‘Girer, çıkarız’ şeklinde, önünü ardını düşünmeden giriştiği savaşta mevcut rejimden rahatsız İranlılar sokağa dökülmediği gibi İranlı Kürt silahlı gruplar da savaşa girmeye ikna edilemedi. Sonuçta İranlı Kürt grupların önünde hâlâ dumanı tüten bir Suriye tecrübesi olduğu açık.
Diğer taraftan Trump’ın parıltılı zaferler elde edememesi İran’daki mevcut yönetimin hanesine kazanım olarak yazılsa da, İran açısından savaşın maliyetinin giderek arttığı da bir gerçek. Zaten yaptırımlar, kötü ekonomi politikaları ve yolsuzluk gibi sebeplerle on yıllardır ekonomik krizlerle çalkalanan İran’da durum önceki yıllara göre çok daha kötü. İran parasının dolar karşısındaki değer kaybı katlanarak artıyor ve bu durumun insanların günlük hayatta en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayacakları noktalara........
