1 Mayıs’a giderken
İşçi sınıfının “Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü” olan 1 Mayıs, ilk kez kutlandığı 1890 yılından bu yana 136. kez dünyanın dört bir yanında kitlesel eylemlerle kutlanacak. ABD’de 1800’lü yılların ikinci yarısında yükselen işçi mücadelesinin temel sloganı “8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse” şeklindeydi. Aradan geçen uzun yıllara rağmen bu önemli ve tarihi sloganın hale önemini koruduğunu söylemek mümkün.
Türkiye’de 1 Mayıs, tarihsel olarak her zaman belirli ekonomik, toplumsal ve siyasal iklim koşullarında şekilleniyor. Ancak bu yıl, 1 Mayıs’a giderken savaşın yıkıcı ekonomik etkileri, derinleşen geçim sıkıntısı ve sendikal haklara yönelik sistematik baskıların yarattığı ağır bir atmosfer etkisini hissettiriyor. İşçiler, emekçiler, özellikle emekliler, bu yıl 1 Mayıs alanlarına sadece taleplerini haykırmak için değil, her geçen gün zorlaşan çalışma ve yaşam koşullarına dikkat çekmek için alanlarda olacaklar.
Bugün 1 Mayıs’a giden sürecin en belirleyici faktörlerinden birisi, bölgesel ve küresel çapta tırmanan ve olumsuz etkilerini uzun süre hissedeceğimiz savaş koşulları olacak. Her ne kadar taraflar arasında bir müzakere........
