menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

30 yıl sonra gelen bir mektubun düşündürdükleri…

11 0
27.10.2026

Haftanın ilk günü. Önümde ajandam açık. Hafta boyunca yapacaklarım bir tükenmez kalemle not edilmiş. Notları okuyorum, düşünüyorum ve planlar yapıyorum. Dalmışım. İşte tam böyle bir anda, e-posta kutuma bir mektup düşüyor. Gayri ihtiyari okumaya başladığım bu mektup, üzerinde düşündüğüm konuları ve yaptığım planları bir anda unutturuyor ve beni alıp otuz yıl öncesine götürüyor.

Mektup, uzun zamandır görüşemediğim, ancak hatıraları hâlâ hafızamda canlılığını koruyan bir dostumdan geliyor. İlginçtir, mektuptaki satırlar, sanki daha dün yazılmış gibi yüreğime dokunuyor.

İşte bu duygu ve düşüncelerle mektubu okumaya devam ediyorum. Mektubun ilk bölümü şöyle:

“Sevgili Kardeşim merhaba;

Sana sağlık ve afiyetler diliyorum.

Geçen gün bir dost meclisinde konuşurken senin bize sağladığın proje desteğiyle Van’ın Ulupamir köy okuluna kurduğumuz kütüphaneden, yine senin proje desteğinle 24 eve kurduğumuz halı-kilim dokuma tezgâhlarından, hayvan ıslah çalışmalarından, Türkevi’nin desteğiyle köylü kadınların elişlerini satarak köye römork ve traktör alışımızdan söz açıldı. Aradan geçen uzun zamandan sonra sana bir kez daha teşekkür ediyorum. Orada güzel işler yaptık.

Hatırlarsan, Türkevi’nde elişlerini sattıktan sonra 1.500 Gulden eksiğimiz kalmıştı. Sen beni ve rahmetli Paki’yi Rotterdam’da Muharrem adlı (soyadını........

© Eurovizyon