Masumiyet Duman Altında Kaldı
Bir dönemi anlatmakla bir alışkanlığı estetize etmek arasındaki ince çizgi…
Sabahın çok erken bir vakti… Güneş, doğmakla doğmamak arasındaki o ince çizgide oyalanırken gözlerim istemsizce aralandı. Bir süre sessizce bekledim. İlk ışıklar penceremden içeri süzülürken, ağır yaz güneşi havadaki toz zerreciklerini öyle belirginleştirdi ki sanki dün gece izlediğim sahneler sabaha kadar odamdan çıkmamış gibiydi.
Masumiyet Müzesi, yalnızca bir aşk hikâyesi değil; bir dönemin ruhunu, sınıfsal çatışmalarını ve saplantının insanı nasıl tüketebileceğini anlatan bir hikâye.
Fakat perde kapandığında aklımda kalan bunların hiçbiri değildi.
Ne yazık ki hikâye, kendi potansiyelini bir tütün bulutunun arkasına gizlemeyi tercih etmiş. Her karede, her diyalog arasında, sigara neredeyse bütün sahneleri birbirine bağlayan görünmez bir aksesuar........
