Hele bir iktidar olun da ondan sonra…
Amerikan filmlerinden hatırlarsınız. Annesi babası bir çocuğa eleştirel bir şeyler söyleyecektir, ama çocuk elleri ile kulaklarını kapatır ve bağıra bağıra şarkı söyler veya “va va va!” diye bağırır “Sizi dinlemiyorum” demek ister.
Yargılama başladığında CHP’li belediye başkanlarının ve avenelerinin yolsuzluk suçlaması karşısındaki tavırları da işte bu çocuk davranışına dönüşmüştü. Yaklaşık iki hafta yargılama başlatılamadı bile.
Yargıç ne derse desin kulaklarını tıkayıp kendi türküsünü söylemek.
Sadece bu tavır bile CHP’li sanıkların aslında savunacak hiçbir şeylerinin olmadığının göstergesidir.
Fakat artık CHP belediyelerinin vukuatları öyle kulak tıkamakla falan geçiştirilecek gibi değil.
Bir CHP’li son skandallardan sonra “CHP ahlaki üstünlüğünü kaybetti” demiş.
Bir CHP’linin bunu anlamış olması güzel de ben CHP’nin bir ahlaki üstünlüğü olduğunu bilmiyordum.
CHP, daha kuruluşunda cumhuru “Cumhuriyet ilan ettim” diye “trollemiş” ve çeyrek asır cumhura gitmemişti. Cumhura ilk gidişi yani ilk serbest seçim de Hitler’in kaybettiği bir dünyada taraf seçmek zorunda kalmaktan doğan bir sözde demokratikleşmeydi. Yani CHP “seve seve” demokratikleşmedi.
CHP bunları bir de marifet diye anlatır. Efendim, Demokrat Parti kazandığında asker İsmet Paşa’ya “Paşam isterseniz seçimi iptal edelim” demiş de Paşa da sağ olsun bırakın kalsınlar demiş. Tabi bir on sene sonra asker yine “gereğini” yapmıştı.
Sayın Cumhurbaşkanının söylediği gibi “darbeciliğin kitabını CHP yazmıştır”
Bilen bilir sadece darbeciliğin değil, “Havuz-Yavuz” davasından beri yolsuzluğun kitabını da CHP........
