menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

LGS Bir Sınav Değil, Bir Eğitim Sistemi Alarmıdır

15 0
saturday

Bugün tartışmamız gereken konu yalnızca 2026 LGS sonuçları değildir.

Bugün tartışmamız gereken, Türkiye'nin çocuklarını nasıl değerlendirdiği, ailelerini nasıl bir yarışın içine sürüklediği ve eğitim sistemini hangi noktaya getirdiğidir.

İktidar, yine rakamlarla övünmeye çalışıyor. "452 birinci çıktı" deniliyor. Peki biz farklı bir soru soruyoruz:

452 öğrencinin tam puan aldığı bir sınav gerçekten ayırt edici midir?

Ölçme ve değerlendirme biliminin temel amacı, öğrencileri başarı sırasına koyabilmek değil; bilgi, beceri ve yeterlilik düzeylerini güvenilir biçimde ortaya koymaktır.

Eğer yüzbinlerce öğrencinin girdiği bir sınavda yüzlerce tam puan çıkıyorsa, burada dönüp yalnızca öğrencileri değil; sınavın kendisini sorgulamak gerekir.

Bu çocuklarımızın başarısını küçümsemiyoruz.

Başaran her evladımızla gurur duyuyoruz.

Ancak devletin yaptığı sınav, öğrencileri birbirinden ayırabilecek nitelikte değilse, burada başarı değil; sistem tartışılır.

Bugün Türkiye'de neredeyse her ilde, birçok okuldan birinciler çıkıyor.

Bu tablo ilk bakışta sevindirici gibi görünse de aslında başka bir gerçeği gösteriyor:

LGS artık seçici olmaktan uzaklaşmıştır.

Bu nedenle yerleştirmelerde binde birlik, on binde birlik puan farkları oluşmakta; öğrencilerin kaderini tek bir yanlış işaret, hatta bazen adres bilgisi belirlemektedir.

Bu, ölçme ve değerlendirme anlayışının sağlıklı işlemediğinin açık göstergesidir.

Ancak mesele yalnızca sınav değildir.

Asıl problem, bu sınavın bu kadar hayati hâle getirilmesidir.

Çünkü Türkiye'de artık "iyi lise" ile "diğer liseler" arasındaki makas kabul edilemeyecek kadar açılmıştır.

Bir tarafta kontenjanı sınırlı birkaç nitelikli okul...

Diğer tarafta ailelerin çocuklarını göndermek istemediği okullar...

Böyle olunca da milyonlarca öğrenci tek bir sınava mahkûm edilmektedir.

Bizim itirazımız tam da buradadır.

Hiçbir çocuğun geleceği, iki saatlik bir sınav salonuna sığdırılamaz.

Hiçbir anne-babanın yıllarca verdiği emek, tek bir pazar sabahına........

© Enpolitik