SIRADA TÜRKİYE Mİ VAR?
Aynı oyunun yeni perdesi mi, yoksa içeride yazılan bir senaryo mu?
ABD ve İsrail'in son yirmi yılda uyguladığı dış politika, “tehdit gördüğü yere müdahale et” stratejisinin sayısız örneğini ortaya koydu. İşgaller, darbeler, ekonomik yaptırımlar ve istihbarat operasyonlarıyla milyonlarca insanın hayatını etkileyen bu müdahaleler, çoğu zaman “güvenlik” bahanesine dayanıyordu.
1. ABD–İsrail Müdahalelerinin Ortak Modeli
Dünya kamuoyunun gözü önünde, devlet başkanlarının kaçırılmasına kadar uzanan bir hoyratlık sergilendi.Venezuela Devlet Başkanı'nın eşiyle birlikte evinden alınıp kaçırılması bile uluslararası sistemde ciddi bir tepki doğurmadı. Çünkü “Dünyanın Muhtarı benim” diyen bir güç, kimseyi hesaba katmadan hareket edebileceğini defalarca gösterdi.
Bugün Orta Doğu’da savaş tamtamları yeniden çalarken, geçmişte neler olduğuna bakmadan bugünü anlamak mümkün değil. Saddam Hüseyin’in devrilmesi, Irak’ın işgali, Ebu Gureyb’deki insanlık dışı işkenceler… Bunların hiçbiri ciddi bir uluslararası yaptırımla karşılaşmadı. ABD ve İsrail hedefine ulaştı ve Irak diye bir tehdit kalmadı.
Benzer şekilde Suriye’de karanlık örgütler sahaya sürüldü, yüzbinlerce insan hayatını kaybetti. İsrail ise bu kaostan faydalanarak Golan Tepelerini fiilen ilhak etti ve Suriye’nin askeri kapasitesini sıfırladı.
ABD ve İsrail hedefine yine ulaştı ve Suriye diye bir tehdit kalmadı.
Bu zincirin bir sonraki halkasında İran yer alıyordu. Rejim değişikliği çabaları hâlâ sürüyor.
Peki bu tablo bize ne söylüyor?
2. Türkiye Sırada mı?........
