Hürmüz’den Erivan’a; Ortadoğu ve Kafkaslara yeni düzen
Görünen o ki Washington, İran’ı tamamen sistem dışına itmek yerine kontrollü biçimde yeniden küresel ekonomiye entegre etmenin yollarını arıyor. ABD Başkanı sıfatını taşırken bile işadamı olduğunu hiç unutmayan Trump, bunu yaparken de, “yatırım fonundan” Amerikalı girişimcilerin yararlanmasının önünü açmaya çalışıyor.
Moskova, Ermenistan’ın Avrupa Birliği standartlarına yönelmesinin Avrasya Ekonomik Birliği üyeliğiyle bağdaşmayacağını savunurken, ABD ise tam tersine Ermenistan’ı Batı merkezli yeni ulaşım ve ticaret ağlarına entegre etmeye çalışıyor.
Bir tarafta ABD ile İran arasında savaşın ardından şekillenmeye başlayan yeni müzakere süreci, diğer tarafta Suriye’nin kendisini bölgesel ticaret ve enerji koridorlarının merkezine yerleştirme çabası, bir başka tarafta ise ABD ile İsrail arasında benzeri görülmemiş ölçüde derinleşen savunma ve teknoloji iş birliği…
Ortadoğu’da son aylarda yaşanan gelişmeler ilk bakışta birbirinden bağımsız krizler ve diplomatik girişimler gibi görünse de, aslında hepsi bir bütünün parçası. Ortadoğu’nun ekonomik, askeri ve jeopolitik altyapısı yeniden tasarlanıyor.
ABD ile İran arasında görüşülmekte olan uzlaşma taslağının en önemli maddesini Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması oluşturuyor. Taslağa göre İran, boğazdaki mayınları temizleyecek, ticari geçişleri yeniden serbest bırakacak ve nükleer programına ilişkin yeni müzakerelere başlayacak. Buna karşılık ABD yönetimi de yaptırımların kademeli olarak hafifletilmesi, dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması ve İran ekonomisine yönelik büyük çaplı bir yatırım mekanizmasının oluşturulması yönünde adımlar atacak.
ABD’nin vaatleri arasında bulunan İran’a yönelik 300 milyar dolarlık yatırım fonu tartışmaları özellikle dikkat çekici. İran bunu kendi iç kamuoyuna savaş tazminatına benzer bir mekanizma olarak sunarken, ABD tarafı “uluslararası yatırım fonu” tanımını tercih ediyor. Görünen o ki Washington, İran’ı tamamen sistem dışına itmek yerine kontrollü biçimde yeniden küresel ekonomiye entegre etmenin yollarını arıyor. ABD Başkanı sıfatını taşırken bile işadamı olduğunu hiç unutmayan Trump, bunu yaparken de, o “yatırım fonundan” Amerikalı girişimcilerin -özellikle de kendisine yakın duran isimlerin- yararlanmasının önünü açmaya çalışıyor.
Koridorlar savaşı ve Suriye’ye yeni rol
İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizi, dünyanın enerji ve ticaret sisteminin ne kadar kırılgan olduğunu da ortaya çıkardı. Küresel petrol ticaretinin yaklaşık dörtte biri, LNG ticaretinin ise beşte biri Hürmüz’den geçiyor. Boğazın kapanması sadece enerji piyasalarını değil, Körfez ülkelerinin gıda güvenliğini bile tehdit etti. Bu nedenle artık tartışılan konu sadece Hürmüz’ün yeniden açılması değil. Asıl soru, dünyanın Hürmüz’e olan bağımlılığını nasıl azaltacağı.
Tam bu noktada Suriye’nin giderek daha çok öne çıkmakta olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Eskinin teröristi, şimdinin “devlet başkanı” Colani/Ahmed Şara yönetimi, son........
