Elon Musk dâhi mi, soytarı mı? (5) Hükmümü açıklıyorum
Son beş yıldır “Elon Musk dahi mi, soytarı mı?” başlıklı yazılar yazıyorum. Geçen hafta, SpaceX’in rekor halka arzından sonra bu konuda nihai hükmümü verdim; Elon Musk asrımızın en büyük dâhilerinden biri. Dehası sadece yeniden kullanılabilir roketler gibi teknolojileri uygulamaya koymasından gelmiyor. Elon, aynı zamanda jeoekonomik trendleri, devlet-şirket ilişkilerini ve siyasetin seyrini –muhtemelen içgüdüsel olarak- emsali olan diğer iş insanlarından çok daha iyi okuyor. Teknik becerisi, sosyal trendleri okuma kabiliyeti ve tükenmek bilmeyen icra hevesiyle birleşince, Elon Musk dünyanın ilk dolar trilyoneri oldu.
Elon Musk düşündüğümüzden çok daha büyük oynuyormuş
2021’de yazmıştım: Elon Musk, Tesla ve SpaceX’teki iş modellerini, kamu desteklerinin yöneleceği alanları iyi kestirip de kurmuştu. Tesla’da yeşil teknolojiler ve elektrikli araçlara verilen destekler, SpaceX’te ise uzay faaliyetlerinin icrasının NASA yerine kamu fonlarıyla özel şirketlere taşınmasını önceden öngörebilmişti. SpaceX yıllardan beri savunma sanayiine egemen olan maliyet kâr marjı fiyatlama sistemini değiştirip Amerikan devletini yalnızca fiyat üzerinden alım yapmaya ikna etti. Böylece inovasyonun önü açıldı; zira kısıt olmazsa inovasyon olmaz. Maliyetleri düşürmek isteyen SpaceX, yeniden kullanılabilen roketleri geliştirdi. Bu sayede uzay faaliyetlerinin verimliliği görülmemiş bir biçimde arttı. Maliyetlerin düşmesiyle SpaceX, alçak yörüngeleri Starlink uydularıyla doldurup tüm dünyaya (Türkiye hariç!) internet hizmeti vermeye başladı. Örneğin, Çinli Spacesail şirketi aynı işi yapmaya çalışsa da yeniden kullanılabilir roket teknolojisinde çok geride olduğu için bunu henüz başaramıyor.
2022’den itibaren Elon Musk’ın -o zaman benim de tam olarak izah edemediğim- değişik adımları gelmeye başladı. Önce Twitter’ı, o zamanın parasıyla iyi paraya, 44 milyar dolara........
