menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Davos’tan Münih’e: Faturayı kim ödeyecek?

19 0
20.02.2026

Davos toplantılarına 3 bin, Münih Güvenlik Konferansı’na 450 kişi davet ediliyor. Ana konferansın çevresindeki etkinliklerle ortaya çıkan “sirk”in büyüklüğü Davos’ta 10 bin, Münih’te 3 bin kişiye ulaşıyor. Yani Münih daha elit bir ortam. Girilmesi daha zor bir ilişkiler sistemi.

 Avrupa’nın toplam enerji ihtiyacının sadece ’si elektrikle karşılanıyormuş. Yıllardır yenilenebilir enerjiye yapılan yatırım bu oranı düşürmemiş; ancak sabit kalmasını sağlamış.

 Rusya-Ukrayna Savaşı çıkınca, Rusya’dan doğal gaz ithali yaklaşık üçte iki azaldı. Yerine yenilenebilir enerji mi geldi? Hayır, ABD, Katar ve Cezayir gibi ülkelerden sıvılaştırılmış doğal gaz ithalatı yapıldı. Yani fosil yakıtlara bağımlılıkta bir değişiklik yok.

Geçen hafta sonu Münih Güvenlik Konferansı’ndaydım. Malum, Münih artık yeni Davos oldu. Münih Güvenlik Konferansı 1963’te başlamış; Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu toplantılarıysa 1973’te. Soğuk Savaş sona erip siyaset yumuşadıkça küresel gündem iş dünyasının yörüngesine girip Davos’ta belirlenir olmuştu (1987’de Turgut Özal ve Andreas Papandreou’nun “Davos Ruhu”nu hatırlarsınız). Oysa geçen senenin en önemli gündem belirleyici konuşması, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından, Münih’te yapılmıştı. Gördüğüm kadarıyla Avrupalılar Vance’ten işittiklerini daha yeni yeni sindirmeye başlamış.

 Bu senenin sloganı ‘egemenlik’

Mukayese etmek gerekirse, Davos toplantılarına 3 bin, Münih Güvenlik Konferansı’na 450 kişi davet ediliyor. Ana konferansın çevresindeki etkinliklerle ortaya çıkan “sirk”in büyüklüğü Davos’ta 10 bin, Münih’te 3 bin kişiye ulaşıyor. Yani Münih daha elit bir ortam. Girilmesi daha zor bir ilişkiler sistemi. İçindeki güç mesafeleri de daha derin. Jeoekonomik kamplaşma küreselleşmenin yerini aldıkça, Davos’taki CEO’lar ve bunların çevresindeki sivil toplum kuruluşlarının yerine, Münih’teki siyasetçi ve bürokratların şirketlere verdikleri ayarları yakından takip eder olduk.

 Bu senenin sloganı “egemenlik!” Egemenlik derken politik ve askeri egemenlikten değil, egemenliğin iktisadi alana sirayet etmesinden bahsediyorum: Teknoloji egemenliği, enerji egemenliği… Münih lisanıyla konuşursak “teknoloji........

© Ekonomim