TCMB faiz kararı reel sektör için ne anlama geliyor
Merkez Bankamız sürpriz bir şekilde geçtiğimiz pazar akşamı haftalık repo ihalelerini başlatacağını açıklayarak fiili olarak politika faizini 7’ye getirmiş oldu. Birkaç hafta önce Enflasyon Raporu’nun açıklanması sırasında, “Haftalık repo ihalelerine dönülmesi gündemimizde” şeklinde bir açıklama yapan Merkez Bankası Başkanımızın verdiği mesaj, çok muhtemelen bu uygulamanın eylül ayında, Para Politikası Kurulu toplantısının ardından başlayacağı yönündeydi. Beklenmedik bir şekilde hafta sonunda gelen bu kararın nedeninden ziyade zamanlaması, piyasada tartışılan bir konu. Piyasa etkisi açısından çok büyük bir fark yaratmasa da orta vadeli para politikasının seyri bakımından iyi anlaşılması ve yakından izlenmesi gereken bir karar olduğunu düşünüyoruz.
Bu kararın devreye girmesi, Merkez Bankamızın enflasyonun düşüşü konusunda daha güçlü bir inanca sahip olduğunu da yansıtıyor. Özellikle iç talepteki gerilemenin hızlandığı bir dönemin ardından gelen bu kararın alınma sürecini, aynı zamanda Orta Doğu Savaşı’nda en kötünün geride kaldığına dair Merkez Bankamızın inancı da hızlandırmış görünüyor.
İçinde bulunduğumuz aşamada bu kararın pratikte mevduat ve kredi faizlerinde 3-4 puanlık bir düşüşe yol açtığını ve açacağını tahmin etmek çok zor değil. Aynı zamanda bu karar muhtemelen devam edecek bir indirim sürecine de işaret ettiği için, önümüzdeki birkaç ay içerisinde mevduat ve kredi faizlerinde ilave 2-3 puanı bulabilecek indirimler görmek şaşırtıcı olmayacaktır.
Bu çerçevede, faiz indirimlerinin talebi artırıcı bir etkisinin olacağını biliyoruz. Reel sektörü bu açıdan destekleyecek kararın bir başka katkısı da muhtemelen TL’nin cazibesinin azalmasıyla birlikte Türk Lirası’ndaki değer kaybının görece hızlanması olacaktır. Uzun süredir aşırı değerlenen TL’nin ve bunun yarattığı rekabet güçlüğünün konuşulduğu ve reel sektör tarafından sık sık dile getirildiği bir ortamda,........
