Her ödenmeyen borç dolandırıcılık değildir; peki ne zaman dolandırıcılığa dönüşür?
Av. Arb. Ege Demiralp
Ticari hayatın en temel unsurlarından biri güvendir. Mal teslim edilir, hizmet sunulur, ödeme için belirli bir vade kararlaştırılır; kimi zaman çek, kimi zaman senet alınır. Ticaretin doğası gereği her işlem aynı şekilde sonuçlanmaz. Şirketler mali sıkıntıya düşebilir, ödemeler gecikebilir ve borçlar vadesinde yerine getirilemeyebilir.
Bu nedenle her ödenmeyen borcu, her karşılıksız çıkan çeki veya vadesinde ödenmeyen senedi dolandırıcılık olarak değerlendirmek mümkün değildir.
Ancak bunun tam tersi de doğrudur: Bir ticari ilişkinin veya çek ve senet gibi ödeme araçlarının varlığı, her olayı kendiliğinden bir "hukuki uyuşmazlık" haline getirmez.
Asıl mesele, borcun neden ödenmediğinden önce, ticari ilişkinin hangi iradeyle kurulduğudur.
Ödeme Güçlüğü Başka, Baştan Ödememe Kastı Başka
Bir tacir mal satın aldığı tarihte borcunu ödeyebilecek durumda olabilir ancak daha sonra ekonomik koşulların değişmesi, müşterilerinden olan alacaklarını tahsil edememesi veya başka ticari sebepler nedeniyle ödeme güçlüğüne düşebilir.
Burada esas olarak bir borcun ifa edilmemesi söz konusudur ve uyuşmazlık özel hukuk hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Fakat kişi daha malı veya hizmeti alırken ödeme yapmayacağını biliyor, buna rağmen karşı tarafı ödeme yapacağına inandırmak amacıyla gerçeğe aykırı bir görünüm yaratıyor ve bu şekilde karşı tarafın malını, parasını veya hizmetini elde ediyorsa artık farklı bir hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Çünkü Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde dolandırıcılık; hileli davranışlarla bir kişinin aldatılması ve onun veya bir başkasının zararına olarak failin kendisine veya başkasına yarar sağlaması üzerinden düzenlenmiştir.
Dolayısıyla belirleyici olan yalnızca borcun ödenmemesi değildir. Borç doğarken karşı tarafın iradesinin hileli davranışlarla sakatlanıp sakatlanmadığıdır.
Çek veya Senet Vermek Tek Başına İyi Niyet Göstergesi Değildir
Ticari ilişkilerde sıklıkla şu savunmayla karşılaşılır: "Borcu kabul ettim, karşılığında çek veya senet verdim. Bu nedenle konu ticari bir uyuşmazlıktır."
Oysa çek veya senedin verilmiş olması tek başına işlemin iyi niyetle gerçekleştirildiğini göstermeye yetmez.
Örneğin kişi malı teslim alabilmek için ödeme gücü bulunduğu yönünde gerçeğe aykırı bilgiler veriyor, gerçekte kendisine ait olmayan veya........
