menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

COP31’e üç ay kala tablo nasıl?

16 0
12.08.2026

COP31’e üç ay kaldı. 9–20 Kasım’da Antalya’da yapılacak zirvenin ana çerçevesi artık büyük ölçüde ortaya çıkmış durumda.

Haziran ayında Bonn’da yapılan ara toplantılarda çözülemeyen bazı kritik dosyalar Antalya’ya taşınırken, Türkiye’nin hazırladığı Eylem Ajandası da COP31’i yalnızca bir müzakere zirvesi olmaktan çıkarıp uygulama ve yatırım gündemine taşımayı hedefliyor.

Kısacası Antalya’nın önünde iki ayrı ama birbirine göbekten bağlı gündem var. Hükümetlerin karar vereceği resmi müzakereler ve bu kararların ekonomide, şehirlerde, şirketlerde ve enerji sistemlerinde hayata geçirilmesini amaçlayan uygulama gündemi.

Her açıdan kritik bu uluslararası organizasyon için genel bir toparlama yapmaya çalışalım.

Türkiye ev sahibi, Avustralya müzakerelerin başında

COP31’in en farklı özelliklerinden biri, Türkiye ile Avustralya arasında oluşturulan ortak yönetim modeli.

Türkiye, COP31’in ev sahibi ve Başkanlığı'nı yürütüyor. COP31 Başkanı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum görev yapıyor. Avustralya ise COP31 Başkanı tarafından atanan “Müzakereler Başkanı” rolüyle resmi müzakere sürecini yönetiyor. Taslak metinlerin hazırlanması, taraflarla istişareler ve müzakere gündeminin yürütülmesi Avustralya’nın sorumluluğunda.

COP öncesi buluşma bu kez Pasifik’te

COP’ların öncesinde müzakerecilerin ve bakanların bir araya geldiği hazırlık toplantısı Pre-COP31 (Zirve Öncesi Liderler Toplantısı), bu yıl 5–8 Ekim tarihlerinde Fiji’de gerçekleştirilecek. Ancak program bununla sınırlı değil. Tuvalu’da da özel bir liderler buluşması gerçekleştirilecek.

Bu tercih, Pasifik ada devletlerinin iklim gündemindeki ağırlığını artırmayı amaçlıyor. Deniz seviyesinin yükselmesi, aşırı hava olayları, iklim finansmanına erişim ve okyanusların korunması gibi konular, bu ülkeler açısından doğrudan varoluşsal meseleler.

Önemli bir gelişme. Böylece, COP31’in hazırlık süreci Akdeniz ile Pasifik arasında kurulmuş bir iklim diplomasisi hattı üzerinden ilerleyecek.

Antalya’ya kalan dosyalar

Haziran ayında Bonn’da yapılan BM iklim toplantıları, Antalya’nın ne kadar zor bir müzakere gündemiyle karşı karşıya olacağını gösterdi.

Özellikle Küresel Uyum Hedefi (GGA) konusunda taraflar uzlaşamadı. Uyum göstergelerinin uygulanması, metodoloji ve finansmanla bağlantısı üzerinde ciddi görüş ayrılıkları yaşandı. Uyum Fonu'nun geçiş düzenlemeleri gibi başlıklarda çalışmalar sürse de dosyalar tamamlanmadı.

Dolayısıyla Bonn, Antalya’ya çözülmüş bir dosya listesi değil, önemli ölçüde açıkta kalmış müzakere başlıkları bıraktı.

Müzakerenin yanında uygulama gündemi

Türkiye, COP31 Eylem Ajandası’nı da gündeme alıyor. Gündemde sıfır atık ve döngüsel ekonomi, okyanuslar ve denizler, gıda güvenliği, dirençli şehirler, gençlik ve........

© Ekonomim