menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay zekâ çağında geleceğin inekleri miyiz?

25 0
yesterday

Yuval Noah Harari’nin “Biz geleceğin inekleriyiz” sözleri, yapay zekâ çağının en kritik sorusunu soruyor: Kararları kim verecek?

İçine girdiğimiz yapay zekâ (YZ) dönüşüm evresinde, insanlar, nasıl çalıştıklarını anlaya­madıkları ve topluca “yapay zekâ” deyip geç­tikleri finansal ve bürokratik sistemlere her gün biraz daha fazla yetki devrediyor. Şirket­lerde ve kamu kurumlarında, gerekçesini sor­gulamadığımız kararları bu sistemlere bırak­tıkça karar egemenliğini de insanlardan al­goritmalara devrediyoruz.

Harari, bu geçişin ileri aşamalarında insanı, hayatını belirleyen sistemi anlamayan ine­ğe dönüştürebilecek tehlikeyi bu alegoriyle anlatıyor.

Asıl belirleyici kim olacak ya da olmalı?

Ve kesinlikle çok doğru bir noktaya, yine siv­ri bir anlatım ile parmak basıyor. Çünkü daha ilk hatta bebek adımlarında olmamıza rağmen YZ sayesinde daha hızlı hesap yapıyor, seçe­nekleri karşılaştırıyor, işlemleri tamamlıyo­ruz. Ah çok iyi, süper! diyoruz ve ilerliyoruz… Ancak bu kazanımlara sevinirken ve onları bü­yütürken;

lKararın gerekçesini sorgulama alışkanlığı­mızı da paralel çeviklikte geliştiremez,

lŞirketin, kurumun ya da sistemin neyi ne­den yaptığını açıklayacak bağlamı kaybeder­sek

insanlık olarak “karar egemenliği” dediği­miz “asıl belirleyici olma” gücünü kaybetme riskini büyütüyoruz. Burada sadece şirketleri, kurumları, belirli alanları değil, tüm........

© Dünya