menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Husiler; kimin savaşını veriyor?

30 0
24.09.2026

Husilerin Kı­zıldeniz kıyı­sındaki ilerleyişi, stratejik limanla­rı ve adaları kont­rol altına alması, S. Arabistan’a yöne­lik füze ve insansız hava aracı saldırı­ları Yemen savaşı­nı yeniden bölge­sel gündemin mer­kezine taşıdı. Çünkü mücadele yalnızca Sana ile Aden arasında değil.

Babülmendep Boğazı’nın güvenliği, S. Arabistan’ın gele­ceği, İran’ın bölgesel etkisi, İsra­il’in güvenlik politikası ve Mekke Antlaşması’nın caydırıcılığı aynı denklemin içinde.

Husiler ya da kullandıkları adıyla Ensarullah yani “Allah’ın yardımcıları” Şii kökenli siyasi ve silahlı bir harekettir. Ancak Hu­siler, yalnızca mezhepsel bir ha­reket olarak değerlendirilemez. Keza hareket, zaman içinde Ye­men merkezî yönetimine, S. Ara­bistan’ın ülke üzerindeki etkisine ve ABD ve İsrail’in bölgedeki var­lığına karşı gelişen siyasi bir yapı­ya dönüştü. Amaçları da yalnızca kuzey Yemen’i yönetmek değil.

Son ilerleyişleriyle Kızıldeniz kıyısındaki stratejik Moha Lima­nı ile Babülmendep’e yakın ba­zı adaları kontrollerine almala­rı dengeleri değiştirdi. Husilerin bir sonraki hedefinin petrol ve doğal gaz kaynakları bakımından önemli olan Marib bölgesi olma­sı ihtimali de göz ardı edilmeme­li. Marib’in kaybedilmesi, ulus­lararası alanda tanınan Yemen yönetiminin ekonomik kaynak­larını ve ülkenin kuzeyindeki son önemli dayanak noktasını kay­betmesi anlamına gelecek.

Dolayısıyla Yemen’deki müca­dele sona yaklaşmıyor. Yeni ve da­ha tehlikeli bir aşamaya geçiyor.

Husilerin kazanması kimin işine yarıyor?

Husilerin Yemen’de güç kazan­masından bence en fazla yararla­nan ülke İran. Tahran, Yemen’de doğrudan büyük bir askerî kuv­vet bulundurmadan Suudi Ara­bistan’ın güney sınırında etki­li bir silahlı yapı oluşturmayı ba­şardı. Husilerin füze ve insansız hava aracı kapasitesi Suudi şehir­lerini, petrol tesislerini ve Kızıl­deniz’deki deniz trafiğini tehdit edebilecek düzeye ulaştı.

Bu sayede İran, oldukça düşük bir maliyetle S. Arabistan’ı baskı altında tutabiliyor. Aynı zaman­da İsrail ve ABD’ye karşı yürüttü­ğü bölgesel mücadeleyi kendi top­raklarının uzağına taşıyor. Ancak Husileri İran’ın emirlerini yeri­ne getiren basit bir vekil güç ola­rak görmek de doğru değil. İran ile Husiler arasındaki ilişki bir emir-komuta ilişkisinden çok,........

© Dünya