Yoksa sadece şekil mi değiştiriyor?
BDDK’nın 30 Ocak günü yayımladığı kararla birlikte konut kredilerinde uzun süredir uygulanan 1. El ve 2. El ayrımı kaldırıldı. Aynı düzenleme kapsamında, C enerji sınıfına sahip konutlar da avantajlı kredi değer oranı uygulanan konutlar kapsamına alındı.
Diğerleri ise açık biçimde daha yüksek peşinat gerektiriyor. Aynı fiyat seviyesindeki iki konuttan, enerji sınıfı yüksek olan çok daha fazla kredi kullanabilirken, düşük enerji sınıfına sahip olan konut alıcısı doğrudan özkaynağa zorlanıyor. Ailede halihazırda konut bulunması halinde ise kredi oranlarının düşürülmesi uygulaması devam ediyor.
İlk bakışta bir “gevşeme” gibi algılanabilecek bu adımlar, detaylara girildiğinde aslında oldukça kontrollü ve hedefli bir yönlendirme içeriyor.
Bu noktada sık yapılan bir yanlış yoruma dikkat çekmek gerekiyor. Birinci el-ikinci el ayrımı kalktı, fakat ilk konut-ikinci konut ayrımı aynen devam ediyor. Yani kişinin, eşinin ya da 18 yaş altındaki çocuklarının üzerinde halihazırda bir konut varsa, krediye erişim oranları hala ciddi şekilde daha düşük. Mevcut yapı içerisinde yer almaya devam eden bu kriter daha çok ilk konut edinimini önceleyen bir çerçeve sunuyor. Bu yaklaşım, krediyle yatırımın değil, krediyle barınmanın önceliklendirildiğini açık biçimde ortaya koyuyor.
Bir diğer net mesaj da konut değerine ilişkin. Değer yükseldikçe kredi........
