Rüzgârdan sonra ‘su’ya gözünü dikti
Rüzgârın ardından gözünü suya diken Adnan Polat, yeni teknoloji hamlesini başlattı. Havadaki nemi içme suyuna dönüştüren yatırımıyla küresel bir çözüm hedefleyen Adnan Polat, havadaki nemi içme suyuna dönüştüren “akıllı” cihaz üzerinde çalıştıklarını söyledi.
İbrahim Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, rüzgârın ardından şimdi de havadan nem toplayıp içme suyuna dönüştüren teknolojiyle su işine giriyor. Polat, 15 yıl önce “alay konusu” olan rüzgâr enerjisi vizyonunu bugün bir adım öteye taşıyor. İbrahim Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, havadaki nemi içme suyuna dönüştüren “akıllı” sistemlerin deneme safhasında olduklarını ve bu teknolojiyi devasa fabrikalar seviyesine taşımayı hedeflediklerini söylüyor. Evlerdeki klimaların drenaj borularından su akıtma prensibinden yola çıkan bu teknolojinin sürdürülebilirlik açısından hayati olduğunu belirten Polat, doğal kaynakları tüketmeden, havayı değerlendiren bu yatırımın deneme safhasında olduğunu, ticarı üretim aşamasına geldiklerini anlatıyor. Günlük 5-10 litre kapasiteli küçük ölçekli üretimle yola çıkan Polat, bu sistemi devasa fabrikalar seviyesine taşıyıp İzmir’den Kuveyt’e kadar uzanan bir coğrafyada su sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Polat, bu yatırım için yabancılarla da ortaklık yaptığına değiniyor. Adnan Polat ile Piyalepaşa projesini, rüzgar enerjisi yatırımlarını da konuştuk.
Ege Seramik’in Adana’daki yeni showroom açılışı vesilesiyle bir araya geldiğimiz Polat, Ege Seramik’in yıllık 24 milyon metrekare, Ege Vitrifiye’nin ise yıllık 1,4 milyon adedi geçen bir üretim kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Adnan Polat, enerji yoğun sektörlerin içinde bulunduğu sıkıntılara dikkat çekerek, kur baskısı ve enflasyon nedeniyle maliyetlerin arttığını ve tam kapasite çalışmanın zorluğuna vurgu yaptı.
Piyalepaşa’da 341 milyon dolarlık ikinci faz yatırımı
Polat Enerji, bugün 1.176,8 MW toplam enerji kapasitesine sahip. Bu kapasitenin 818,4 megavatı Türkiye’deki 6 rüzgâr enerji santralinden (RES) gelirken, 358,4 megavatı ise Macaristan’daki 6 güneş enerji santrali (GES) projesinden sağlanıyor.
Gayrimenkul tarafında ise İstanbul’un kalbi Beyoğlu’ndaki Piyalepaşa İstanbul projesinde son fazın tamamlanmak üzere olduğunu kaydeden Adnan Polat, “Bu proje, özel sektörün en büyük kentsel dönüşüm imzası” diyor. 285 milyon dolarlık yatırımla tamamlanan ilk fazda 989 konut ve 30 bin 500 metrekarelik kiralanabilir alana sahip Polat Piyalepaşa Çarşı yer alıyor. 341 milyon dolarlık yeni bir yatırım bedeliyle ikinci fazın inşaatı devam ediyor. Adnan Polat, söz konusu yatırımı şöyle anlatıyor: “Toplam 161 bin metrekarelik bu yeni etapta 348 konutluk Piyalepaşa İstanbul Premium bölümü, 96 odalı Courtyard By Marriott ve 218 odalı Marriott Executive Apartments konaklama birimleri bulunacak. Proje ayrıca 1.339 koltuk kapasiteli dev gösteri salonuyla kentin kültür-sanat hayatına da yön verecek. Projede 1.339 koltuk kapasiteli dev bir gösteri salonu ile 206 kişilik küçük etkinlik alanını barındıran modern kültür ve sanat merkezi olacak.”
Orta Doğu’daki savaşın etkilerini sorduğumuz Adnan Polat, küresel ve ulusal ekonomide savaşın olumsuz etkileri olduğunu, özellikle enerji yoğun sanayilerin ve turizmin zarar gördüğünü belirtiyor. Savaşın etkilerinin kolay atlatılamayacağını ve Türkiye’nin çatışmalara dahil olmamasının bir başarı olduğunu ifade ediyor.
“Herkes alay etti, kimse inanmadı bana”
Adnan Polat’ın enerji sektörüne girişi, tam 15 yıllık bir ikna ve bürokrasi savaşına dayanıyor. Henüz güneş ve rüzgârın elektrik üretimindeki payının hayal bile edilmediği yıllarda; Demirel, Erbakan, Yılmaz ve Ecevit gibi liderlerin kapısını çalan Polat, “Başlangıçta 'alay konusu' oldum, kimse inanmadı bana” diyor. Dönüşümün kırılma noktası ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Galatasaraylı olan korumaların yardımıyla sağladığı 10 dakikalık kritik görüşme olmuş. Almanya’da kanunu model alarak hazırladığı taslağı dönemin Enerji Bakanı Hilmi Güler’e bizzat sunan Polat, bu girişimiyle yasanın 3 ayda çıkmasını sağlamış. Adnan Polat, “Türkiye’nin 120 bin megavatlık potansiyeli var. Bu, yılda 20 milyar dolar doğalgaz tasarrufu demek. Eğer bu hızı kesmeseydik, kentsel dönüşümün tüm kaynağı sadece rüzgâr ve güneşten gelecekti. Bugün RES ve GES’te toplam 40 bin MW’a yakın kurulu güç oluştu. Yine de 7-8 milyar dolar düzeyinde dövizimizin dışarı gitmesi frenlenmiş oldu” diye konuşuyor.
