menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sermaye teknoloji ve siyasetin yeni güç haritası

4 0
yesterday

Küresel ekonomi başka bir paradigmada yol almaya başladı; salt şirketlerin bilançoları, merkez bankalarının faiz kararları veya devletlerin bütçe açıkları belirleyici değil. Yeni güç haritasında sermaye, teknoloji, savunma sanayii ve siyaset aynı masada buluşuyor. Bu masanın en dikkat çekici aktörlerinden biri de Peter Thiel.

Peter Theil’in PayPal’ın kuru­cu ortaklarından biri olarak başlayan hikayesi, Palan­tir, Founders Fund, Thiel Fellows­hip, 1789 Capital, Dialog, Bilder­berg ve Washington’daki yeni özel kulüpler üzerinden çok daha geniş bir etki alanına dönüşmüş durum­da. Bugün Thiel’i yalnızca bir tek­noloji yatırımcısı olarak okumak eksik olur. Sermaye tahsisiyle in­san kaynağı yetiştirmeyi, savunma teknolojisiyle siyasi güç elde etme­yi, kapalı devre toplantı ve ilişki ağ­larıyla kamu politikası üzerinde­ki etkiyi artırmayı hedefleyen yeni nesil bir güç modeli inşa etme ça­bası var.

2005’te kurulan Founders Fund, 2011’de başlayan Thiel Fellowship, 2022’de ortaya çıkan 1789 Capital, 2026’da sızıntılarla yeniden gün­deme gelen Dialog ve Thiel’in için­de yer aldığı Bilderberg çevresi, bir bütünün parçaları olarak okuna­bilir. Ortak tema aynıdır: Teknolo­ji çağında devlet kapasitesini, ser­maye hareketlerini ve siyasi yöne­limi birlikte etkilemek.

Silikon Vadisi’nin yeni merkezi: Savunma teknolojileri

Geçtiğimiz ay Dünya Kupası ne­deniyle gittiğim ABD’de Palo Alto ve Silikon Vadisi’nde ciddi zaman geçirdim. 2010’larda Silikon Vadi­si denildiğinde akla önce tüketici interneti, sosyal medya, uygulama­lar geliyordu. Airbnb, Stripe, Coin­base, Reddit gibi şirketler bu döne­min sembolleriydi.

Geçtiğimiz beş yılda ise yapay zekâ, veri analitiği, savunma tek­nolojisi, uzay ekonomisi ve otonom sistemler yeni dönemin ana başlık­ları haline geldi. İşte Thiel etkisi, bu dönüşümde Founders Fund’ın portföyü özel bir anlam taşıyor. Fo­nun kamuya açık portföyünde Spa­ceX, Palantir, Anduril, Stripe, Airb­nb, Facebook, Neuralink, OpenAI, DeepMind, Figma, Spotify ve Ocu­lus gibi şirketler yer alıyor. Bu liste, bir yatırım fonundan çok teknolo­jik iktidar haritasıydı.

Palantir’in 2003’te kurulması, veri analitiği ile güvenlik devleti­nin kesişim noktasını temsil edi­yordu. Anduril’in ise savunma tek­nolojilerinin artık eski tip müte­ahhitlik modeliyle değil, yazılım, yapay zekâ ve otonom sistem man­tığıyla ilerleyeceğini gösterdi. Spa­ceX uzayı, Palantir veriyi, Anduril savunma sahasını, Neuralink in­san-makine arayüzünü, DeepMind ve OpenAI ise yapay zekâ ufkunu temsil ediyor. Bunların tümünün aynı yatırım çevrelerinde kesişme­si, rastlantıdan çok stratejik yöne­limdir.

Bu dönüşüm ABD açısından as­keri ve ekonomik bir yeniden yapı­lanma anlamına geliyor. Savunma harcamalarının yüz milyarlarca dolarlık ölçeği, yapay zekâ ve drone teknolojileriyle birleştiğinde, Sili­kon Vadisi artık yalnızca sivil tüke­tici pazarına değil, Pentagon’un ve NATO güvenlik mimarisinin gele­ceğine de ürün geliştiriyor. Bu ne­denle Thiel çevresini analiz eder­ken sadece girişim sermayesi değil, savunma ekonomisi ve kamu alım­ları da dikkate alınmalıdır.

Teknooligarşideki siyasi ayak

Thiel’in keşiflerinden 1789 Ca­pital 2022’de kurulan güç oyu­nundaki bir finansal fon; özellikle Trump çevresiyle ilişkileri nede­niyle son dönemde daha fazla gö­rünür hale geldi. Donald Trump Jr.’ın ortak olarak katılmasıyla da Trump ailesi, muhafazakâr serma­ye çevreleri ve teknoloji........

© Dünya