İnsan, süreç ve yapay zekânın rezonansı
Kurumsal performans konusunda iş dünyasında uzun yıllar iki ana yaklaşım öne çıktı. Birincisi, işi insan üzerinden okumaktı. İnsana değer ver, geliştir, eğit, yetki ver, inisiyatif alanı aç ve sonuçta kurumun performansını yükselt. Bu yaklaşımın merkezinde liderlik, kültür ve yetenek yönetimi vardı.
İkinci yaklaşım sistemi merkeze aldı. Süreçlere, kurallara ve teknolojilere yatırım yap. İşi bireysel kahramanlıklara bırakma. Hedefler ile operasyonları hizala, işi ölçülebilir ve yönetilebilir hale getir.
Bugün bu iki yaklaşımın üzerine üçüncü bir unsur yerleşti: yapay zekâ. Ona sadece teknoloji demek eksik kalıyor. Çünkü yapay zekâ klasik anlamda bir yazılım değil; analiz yapan, karar destekleyen, içerik üreten, süreçleri hızlandıran ve bazı noktalarda insanın düşünme kapasitesini tamamlayan yeni bir kurumsal aktör.
Bu nedenle birçok yönetim toplantısında benzer bir cümle duyuyoruz: Yapay zekâya yatırım yapalım, performansı artıralım. İlk bakışta haklı bir cümle. Ama eksik. Çünkü ne insan odaklı yaklaşım ne süreç ve sistem odaklı yaklaşım ne de yapay zekâ yatırımı tek başına sürdürülebilir performans üretir. Yeni dönemin meselesi, doğru insanı, doğru süreçleri ve doğru yapay zekâyı, doğru........
