menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BARIŞI KİŞİLERE KURBAN ETMEMEK LAZIM

68 0
23.08.2026

Türkiye yeniden bir barış sürecini konuşuyor. Yıllardır çözülemeyen, toplumun farklı kesimlerinde derin yaralar açan bir meselenin yeniden gündeme gelmesi elbette önemlidir. Ancak bu kez çok önemli bir noktayı gözden kaçırmamak gerekiyor: Barış, hiçbir kişinin, hiçbir siyasi hesabın ve hiçbir grubun çıkarına kurban edilmemelidir. Çünkü barış bir kişinin projesi değildir. Bir liderin başarısı ya da başarısızlığı üzerinden değerlendirilmemelidir. Barış, milyonlarca insanın geleceğini ilgilendiren toplumsal bir meseledir. Geçmişte de barış adına önemli adımlar atıldı ve toplumda büyük umutlar oluştu. Fakat kişisel hesaplar, siyasi beklentiler ve yanlış değerlendirmeler devreye girdiğinde, bu umutların yerini yeniden kaos ve çatışma aldı. Umarım aynı hataları tekrar yaşamayız ve ülkenin her tarafında adil, kalıcı ve toplumsal bir barış sağlanır. Bugün yeniden şu soruları sormak zorundayız: Türkiye ve PKK barışta ısrar ederken hangi çıkarları düşünüyor? Geleceğe yönelik hangi beklentileri ve hesapları var? Bunu bugün kesin olarak bilmek mümkün değil. Ancak zaman içerisinde kimin neyi amaçladığını, hangi adımın hangi hesapla atıldığını hep birlikte göreceğiz. Asıl önemli soru ise şudur: Bu mesele yalnızca PKK'nin meselesi midir, yoksa Kürtlerin tamamını ilgilendiren bir mesele midir? Burada kim kimi düşünerek barışta ısrar ediyor? Türkiye kendi güvenlik, siyasi ve bölgesel hesaplarını mı gözetiyor? PKK ve onun siyasi çevresi kendi geleceği açısından bir hesap mı yapıyor? Yoksa bütün bu hesapların üzerinde, Türklerin ve Kürtlerin birlikte yaşayabileceği kalıcı ve adil bir gelecek mi hedefleniyor? İşte bu soruların cevabı, sürecin samimiyetini ve geleceğini belirleyecektir. Çünkü barışın arkasında yalnızca siyasi hesaplar, bölgesel çıkarlar, kişisel beklentiler veya örgütsel gelecek kaygıları varsa, buna gerçek anlamda kalıcı barış demek mümkün değildir. Fakat bütün bu hesapların üzerinde toplumun tamamının huzuru, güvenliği, özgürlüğü ve geleceği düşünülüyorsa, o zaman bu süreç gerçekten tarihi bir fırsata dönüşebilir. Burada özellikle göz ardı edilmemesi gereken bir başka konu daha vardır: PKK'nin geçmişte bölge insanına yaşattıkları unutulmamalıdır. Yıllar boyunca bölge halkı büyük acılar yaşadı.........

© Doğruhaber