"Bacasız Sanayide" Sessiz Çöküş
Biz turizme mi hazırlanıyoruz yoksa sezondan ganimet mi topluyoruz? Haziran ayı, takvim yapraklarının ötesinde bir anlam taşır. Okulların tatile girdiği, kentlinin bütün yıl çalışıp beton yığınlarından kaçıp maviliğe sığındığı, hayatın kısa bir süreliğine de olsa tatil moduna geçtiği o eşik. "Bacasız Sanayi" dediğimiz turizm sektörünün resmi açılış düdüğüdür haziran. Ancak bu yıl o düdük sanki biraz cılız, biraz da buruk çaldı.
Peki, biz bu büyük buluşmaya ne kadar hazırız? Devletin stratejik planlarından yerel esnafın zihniyetine, ören yerlerinin restorasyon vizyonundan koylarımızın mahremiyetine kadar geniş bir spektrumda sormamız gereken yakıcı sorular var. Maalesef görünen o ki turizm sektörümüz, vizyondan ziyade "kısa vadeli kar" odaklı bir panik havasında sezona girmiş durumda.
Geçtiğimiz günlerde yolum Pamukkale’ye düştü. 2 yıllık bekleyişin ardından kapılarını yeniden açan tesis, adeta bir restorasyon faciasıyla karşıladı bizi. 2 yıl boyunca ne yapıldı, hangi mühendislik harikasına imza atıldı diye merakla girerken,........
