menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ADLİ TIP "POZİTİF" DİYOR, ÜNLÜLER "NEGATİF" DİYOR! PEKİ 8 YILA KADAR HAPİS CEZASI KİMİN KAPISINI ÇALABİLİR?

30 0
12.06.2026

Ünlülere yönelik uyuşturucu ve fuhuş operasyonları tüm hızıyla devam ediyor. Bugün yine yeni bir operasyon haberiyle uyandık. Yine tanınmış isimler, yine gözaltılar ve yine kamuoyunun kafasını kurcalayan aynı sorular...

Peki bu kişiler gözaltına alındıktan sonra yapılan testlerde sonuç pozitif çıktığında ne tür işlemlerle karşılaşıyor? Neden kısa süre sonra serbest bırakılıyorlar? Devletin resmi kurumu olan Adli Tıp Kurumu'nun yaptığı testlerde sonuç pozitif çıkmasına rağmen bazı isimler neden özel hastanelere veya laboratuvarlara giderek yeniden test yaptırıyor? Ve en önemlisi, mahkemeler hangi sonucu dikkate alıyor?

Bu soruların cevaplarını ünlü isimlerin de avukatlığını yapan Avukat Levent Karakoç'a sordum.

Karakoç'un anlattıkları, kamuoyunda yıllardır tartışılan birçok konuya açıklık getiriyor.

Öncelikle bilinmesi gereken en önemli nokta şu:

Adli Tıp Kurumu, Adalet Bakanlığı'na bağlı resmi bir devlet kurumudur. Adli süreçlerde esas alınan raporlar burada hazırlanır. Saç, tırnak, kan, idrar ve diğer biyolojik örnekler üzerinde uzmanlar tarafından detaylı incelemeler yapılır.

Karakoç'a göre, adli süreçlerde belirleyici olan rapor Adli Tıp Kurumu'nun raporudur. Bu nedenle son dönemde bazı ünlü isimlerin Adli Tıp'ta pozitif çıktıkları yönündeki iddiaların ardından özel hastanelerden veya laboratuvarlardan aldıkları negatif sonuçları sosyal medya hesaplarında paylaşmaları dikkat çekiyor.

Peki bu durumun hukuki bir karşılığı var mı?

Karakoç'a göre bir kişi Adli Tıp Kurumu'nun raporunun gerçeği yansıtmadığını düşünüyorsa bunun yolu sosyal medya değil, hukuktur.

İddialarını mahkeme önünde ortaya koyar.

Karakoç'un dikkat çektiği nokta ise tam burada başlıyor.

Karakoç'a göre, Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı raporların gerçeği yansıtmadığını iddia eden kişilerin yapması gereken tek şey, bu iddialarını hukuki yollara taşıyarak dava açmalarıdır.

Karakoç, "Eğer Adli Tıp Kurumu'nun verdiği raporların gerçeği yansıtmadığını düşünüyorlarsa, bunun yolu sosyal medya değil mahkemedir. Bu kişiler sahtecilik iddiasıyla gerekli hukuki süreçleri başlatabilirler. Ancak bugüne kadar böyle bir girişimde bulunacaklarına dair bir kanaatim yok" ifadelerini kullandı.

Karakoç'un değerlendirmesine........

© Diriliş Postası