Türkiye’de üst-orta sınıfta yükselen makyavelist muhafazakârlık anlayışı
Yusuf Karagözoğlu yazdı;
Türkiye’de üst-orta sınıfta yükselen makyavelist muhafazakârlık anlayışı
Muhafazakârlar zenginlik, refah ve lüksü gördüklerinde misyonlarını ve ideallerini kaybedip eriyeceklerini tahmin etmiyorlardı. İçinde bulunduğu bu lüks ve şatafat durumuyla başları döndü, rehavete kapılıp uyanması zor bir gaflete daldılar. O zenginlikten nasibini alıp dünyevileşen dini cemaatler bile dağılarak bireyselleşme baş gösterdi; cemaatler ile bireylerin arasındaki o kollektif bilinç kayboldu, ortak misyonun yerini menfaat ortaklığı aldı. Misyonlarını kaybeden cemaatler ele geçirdikleri fırsatları değerlendiremediklerinden kayıplar verdiklerinin farkında değiller, hâlbuki kadrolaşarak elde ettikleri kazançları, kayıplarının çok az kısmına tekabül etmektedir. Kavuştukları bunca imkânla doyumsuzluğa ererken, yetiştireceklerini hayal ettikleri nesli avuçlarında kaybetmenin telaşını yaşayacaklar. İşte böylesi bir rehavet ve gaflet döneminde menfaatleri dini ve ahlaki değerlerine baskın olan makyavelist muhafazakârlar ortaya çıkmaya başladılar.
Türkiye’de özellikle 2012-2013 yılları arasında Ankara’nın Çukurambar semti ile 2014-2017 yılları arasında İstanbul’un Fatih-Başakşehir semtinde yapılmış olan araştırma sonuçlarıyla doktora çalışmalarına konu olup kitaplaşan yeni muhafazakârların hayatı Türkiye’de onların dinine ve toplumuna nasıl yabancılaştıklarını çok iyi açıklamaktadır. Elde ettikleri anormal gelirlerle yaşadıkları lüks ve şatafatlı hayat, onları tanımamıza kapı aralıyor. Nitekim göze çarpan yüksek gelirler, yaşadıkları lüks evler, bindikleri son model arabalar, takıldıkları modern mekânlarla halktan kopup ayrıştılar. Ve bu ayrışmayla çoğunlukla siyasetçi, bürokrat, yönetici, mühendis, doktor, avukat, iş adamı, vakıf ve dernek gibi STK’larda görevli olanlardan oluşan seçkin ve romantik muhafazakâr burjuva öne çıktı. Yatlarda eğlence düzenleyen, manzaralı jakuzilerde keyif yapan, haz ve gösteriş tutkunu olan bu ayrıcalıklı seçkin muhafazakârların çocukları, tam bir kapitalist hayatı yaşayan romantik muhafazakârlar olup, asgari ücretlinin bir ayda geçinebileceği parayı kafedeki arkadaşlarıyla bir oturuşta harcayabilen, halkın çoğunluğu düşük gelirle kıt-kanaat geçinmeye çalışırken, elinde nargilelerle dibine kadar lükse ve sefahata dalan eskinin mücahidi şimdikinin müteahhitlerinin evlatları........
