Sebebler yerini bilir...
Sebebler yerini bilir...
İnsan, yaratılışı gereği güvene ihtiyaç duyar. Fakat çoğu zaman bu güveni yanlış yerde arar. Birikiminde, planlarında, insanlarda ya da kendi gücünde… Bunların her biri bir yere kadar destek olabilir; ama hiçbiri kalbin aradığı sarsılmaz dayanak değildir. İşte Kur’an’ın “Allah bana yeter. O ne güzel vekildir” diye öğrettiği hakikat, insanı bu arayıştan kurtarır.
Allah’ı vekil edinmek, hayatı akışına bırakmak değildir. Bu, kaderi tembelliğe sığınmak için kullanmak hiç değildir. Bilakis kul, kendisine verilen aklı kullanır, çalışır, tedbir alır, sebeplere sarılır. Çünkü Allah, bu dünyayı sebepler üzerine kurmuştur. Tohum ekmeden hasat beklemek nasıl doğru değilse, emek vermeden netice beklemek de tevekkül değildir.
Fakat tevekkülün asıl inceliği, sebeplere sarılırken kalbi onlara bağlamamaktadır. Eller........
