menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Laikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir

91 0
25.02.2026

Laikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidirL

Geçen hafta 168 akademisyen, yazar, sanatçı, siyasetçinin imzaladığı ‘Laikliği Birlikte Savunuyoruz’ başlıklı bir bildiri yayınlandı. Kısacık bir bildiri, buna mukabil boyundan büyük bir etkisi oldu. İlk açıklama, ikinci açıklama derken, son olarak MHP genel başkanı açtı ağzını yumdu gözünü. Bugün de AKP genel başkanı.

İktidar çevresindeki siyasetçilerin, kendi dünyasında yeri olmayan, hazzetmediği her muhalif görüşe hakaret ve aşağılamayla karşılık vermesi belki biraz sağ kültürle, ancak daha çok ‘yönetme üslubu‘yla ilgili bir sorun olsa gerek. Lisan, rejimin niteliğiyle ilişkili, her rejim kendi lisanını yaratıp ondan besleniyor.

Hatırlanacaktır, aylar önce Özgür Özel ile ayaküstü sohbet eden MHP genel başkanı, Özel’e kürsüdeki sözleri nedeniyle alınmamasını, onları siyaseten sarf ettiğini söylemişti. Bu ifadeler “Canım, siyaset işte…” diye karşılanıyor Türkiye’de, oysa ve neyse ki siyaset yalnızca burada gerçekleşen bir faaliyet değil, dünya üzerinde, hakaret etmeden, muhatabını aşağılamadan konuşabilen epeyce siyasetçi var. Tanık olduğumuz üslup siyasetin zorunlu unsuru değil. İktidar adına söz söyleyenlerin siyaseten başkaca sözcükleri değil de hep aynı tonda hakaretamiz sözcükleri tercih etmesi, bir iktidar kurma-sürdürme yolu. Siyasette başka türlü, saygın ve ölçülü bir eleştiri dili elbette mümkün; ancak böyle bir rejim, muhalifle eşit, göz hizasında ilişki kurularak sürdürülemez, melese bu.

Malum, ben imza meselesinde epey talimli olanlardanım. 2016’da, ilk imzacılara destek olmak için imzaladığım (1000 meslektaşımla birlikte) barış bildirisi metni nedeniyle, dönemin işbirlikçi üniversite yönetimi eliyle bir KHK’ya yazıldım ve -çok sayıda meslektaşımla birlikte- yedi yıl işsiz bırakıldım. Yedi yılın sonunda yargı kararıyla iade edildim ve iade edilmeyen arkadaşlarım hâlâ ‘sivil ölü’ konumunda, 10 yıldır çekilmedik eziyet kalmadı.

O günden itibaren defalarca yazdığımı yinelemek isterim: imza metinlerini, imzalayanların her biri başka üslupla yazabilir. Bu nedenle, imzalayanlar tek tek sözcüklere takılmaz, ana fikre bakar.

Bundan 10 yıl önce 2000’in üzerinde akademisyen-yazar, ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ başlıklı metne, barış talep ettiği,........

© Diken