Canım meyhanem… Futbolcu Miraç gitti, ciğerci kedi geldi
Canım meyhanem… Futbolcu Miraç gitti, ciğerci kedi geldiC
Uzun yolu seçtim ve nefesim kesildi. Yok, fazladan attığım adımlar yüzünden değil -karşınızda Ağrı Dağı’nın zirvesine tırmanmış eski bir dağcı var, en nihayetinde- kentsel dönüşüm yüzünden.
Mecazi anlamda da değil, kentsel dönüşümden sonra nefes kesen bir sivil mimari örneğine henüz rastlamadım. Binaların yıkım işleri sırasında çıkan tozdan, dumandan kesildi nefesim.
Ama ne toz, ne duman…
Hedefe kitlendim ya, etrafından dolanmak yerine daldım toz bulutunun içine. Ama önce derin bir nefes alıp tuttum. Teknenin altını temizlerken su altında 1,5 dakikaya kadar nefesimi tutabiliyordum, dalgıçlık da var anlayacağınız bende. Amacım 1,5 dakikada tozun içinden geçip gitmek.
Kabataş’tan bindiğim tramvayın Mithatpaşa durağında indim. Mahallenin yabancısı değilim. Örneğin az önce Oduncu’nun yanından geçtim. Derya‘yı ve hipodromun içindeki Tay Restaurant’ı da yazmıştım.
Bu sefer Kuyu Birahanesi’ni arıyorum. Google’a göre 31 dakikalık yürüyüş mesafesinde. Zaten bu yüzden erken geldim, belki Zeytinburnu’nu biraz daha çözerim diye. Hâlâ ara sokaklara, caddelere dalınca nevrim dönüyor, oryantasyonum bozuluyor. Bir de bu kadar gelir giderim, tek bir zeytin ağacı görmüşlüğüm yok. E, nereden geliyor bu isim?
Zeytinburnu Kaymakamlığı’nın web sitesindeki tarihçede şöyle bir izahat var (İmla tamamen kaymakamlığa ait): “1453 yılında İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından alınmasından sonra İstanbul’da yaşayan ve ‘Kudüslü Papazlar’ olarak adlandırılan bir grup, kentin merkezinden ayrılarak Kazlıçeşme dolaylarına, özellikle de bugünkü ‘Zeytinburnu kıyı şeridine’ yerleşmiş, bölge kısa zamanda Kudüslü papazların çeşitli tarım ürünleri ve zeytin yetiştirdikleri zeytinliklerle dolu şirin bir yöre durumuna gelmiştir.
Fatih Sultan Mehmet’in Kazlıçeşme ve Zeytinburnu yöresine Edirne ile Anadolu’nun derici esnafını yerleştirmesiyle ise yöre Türklere açılmış ve zamanla ‘Derici Esnafının’ merkezi halini almıştır.
Zeytinburnu İlçesi adını, Kazlıçeşme Mahallesinde geçmişte 41 inci Bakım Merkez Komutanlığı’nın bulunduğu burnun zamanında zeytinliklerle kaplı olmasından almıştır.”
Neyse, vakitlice buldum Kuyu’yu. Merv Caddesi’nde, beş katlı bir apartmanın girişinde.
Yüksek tavanlı, ferah bir salon. Altısı tabureli yüksek birahane masası, altısı normal boyutlarda sandalyeli toplam 12 masa var. Rakı için daha rahat normal boyuttaki masalarda birer ikişer kişi oturuyor. Beni karşılayan genç arkadaşım,........
