TAVŞAN VE İNSAN...
İnsan, kâinatın küçük bir özeti gibidir. Dağların sertliği, suyun akıcılığı, rüzgârın hareketi, toprağın sabrı, ateşin yakıcılığı nasıl tabiatta varsa; bunların benzeri insanda da vardır. Hayvanların her biri de insan karakterinin farklı bir yönünü temsil eder. Tavşan da bunlardan birisidir. Avlanan bir hayvandır. Gücüyle değil, dikkatiyle yaşar. Pençesi yoktur, boynuzu yoktur, zehri yoktur. Onun silahı sezgisi, dikkati ve hızıdır. En küçük sesi duyar, en küçük hareketi hisseder. Çünkü hayatı buna bağlıdır. Her zaman saldırarak, bağırarak, meydan okuyarak yaşanmaz. Bazen geri çekilmek gerekir. Bazen susmak gerekir. Bazen ortamı terk etmek gerekir. Her kavganın içine dalmak cesaret değildir. Gereksiz yere kendini ateşe atan insan akıllı değil, düşüncesizdir. Çünkü cesaret ile tedbiri birbirinden ayırmayan insan, sonunda hem kendine hem çevresine zarar verir.
Hayatta; dikkatli, ölçülü, hassas ve tedbirli insanlara çok ihtiyaç vardır. Tavşan; çevresini dinleyen, tehlikeyi önceden hisseden, boş risk almayan bir karakterdir. Bunlar; hayatı koruyan özelliklerdir. İnsan ilişkilerinde de durum böyledir. Bazı insanlar vardır; kırılgandır, hassastır, ürkektir. Tavşanın en belirgin özelliği sürekli tetikte yaşamasıdır. Buna ihtiyat denir ve tedbirli yaşamak ortamı doğru okumak ve buna göre........
