menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Macaristan Demokrasisinin Zorlu Sınavı: 12 Nisan Seçimleri

7 0
12.04.2026

İZLE Çavuşesku’nun Termometresi 2’li Görüş İki Savaş Bir Yazar Cumhuriyet’in Edebiyatı Varsayılan Ekonomi Yakın Tarih Tümünü Gör

Çavuşesku’nun Termometresi

Cumhuriyet’in Edebiyatı

OKU Yazılar Röportajlar Çeviriler D84 INTELLIGENCE Asterisk2050 Yazarlar Kitap Yorum

D84 FYI Hariçten Gazel ABD Gündemi Avrupa Gündemi

Macaristan Demokrasisinin Zorlu Sınavı: 12 Nisan Seçimleri

Macaristan’da bugün 10 milyon seçmen sandık başına gidiyor. Ülkeyi 2010 yılından beri kesintisiz yöneten, üst üste 4 genel seçimde sandalyelerin 3’te 2’sini kazanmayı başaran Orban, ilk defa bütün anketlerde geriye düşmüş durumda. Üstelik muhalefet ile arasındaki fark kapanamayacak kadar büyük. Orban adına en iyimser anket sonuçları 10 puanlık bir farkla kaybedeceğini öngörürken, bazı anketlerde bu fark 25’lere kadar çıkabiliyor. Ancak bu seçimi önemli kılan, Orban’ın seçimleri kaybetme ihtimali değil. Çünkü 12 Nisan, iktidar ile muhalefet arasındaki rekabet üzerinden değerlendirilemeyecek kadar büyük sonuçlara yol açabilir.

Bu seçim, küresel ölçekte, sağ ile sol arasında, ABD ile Avrupa arasında, Avrupa ile Rusya arasında, AB yanlıları ile karşıtları arasında ve hatta farklı istihbarat birimleri arasında bir vekalet savaşına dönüşmüş durumda. 

Macaristan köklü bir tarihsel geçmişe sahip, özgün kültürel özellikleri olan küçük bir ülke. Dünya jeopolitiği gündeme geldiğinde ismi akla gelmeyecek bir ülke. Geçtiğimiz 200 yıl boyunca, Macarların dünya siyasetini bir şekilde etkilediği yalnızca üç olay yaşandı. 1848’de Macar ihtilalciler imparatorlukların kaderini biçimlendirdi; 1956’da Sovyet tankları Batı bloğunun ahlaki üstünlük iddiasını güçlendirdi ve 1989’da komünizmden liberal demokrasiye geçiş, diğer Doğu Avrupa ülkeleri için bir model oluşturdu. Artık Macar tarihinin parladığı bu üç olaya 12 Nisan seçimleri de eklenmiş durumda.

Yeni Sağın Kurucu Lideri Orban

Seçimlerin öneminin kaynağında ise Viktor Orban’ın siyasi kişiliği var. Orban, ABD’den Hindistan’a, İsrail’den Avrupa’ya küresel sağ siyasetin lideri olarak görülüyor. Orban’ın Macaristan’ı 2008 ekonomik krizi sonrası dünyada yayılan milliyetçi-popülist-nativist dalganın model ülkesi haline geldi. Ülkeyi, ABD’de post-liberalizm olarak adlandırılan, Avrupa’da ise milli-muhafazakarlık olarak yaygınlaşan yeni sağ ideolojinin anavatanı yaptı.

Yürütmenin üstünlüğüne dayalı otoriter bir anayasal düzen inşa eden, yargı denetiminin ulusal güvenlik zafiyeti yarattığını düşünen, bireysel özgürlük yerine ulusal çıkarı önceleyen, göçmen karşıtı, devletin piyasaya müdahale etmesini savunan Orban’ın politikaları, diğer sağ siyasi partiler tarafından kopyalanmıştır. Orban’ın yeni sağ ideolojinin teorik altyapısını güçlendirmek için açtığı Szâzâdveg ve MCC gibi kurumlar, kamu kaynaklarıyla farklı ülkelerdeki muhafazakâr akademisyen, siyasetçi ve düşünürleri finanse etmiş, konferanslarda buluşturmuştur. Özetle Orban Macaristan’ı, yeni sağ ideolojinin kendisini bulduğu bir hac merkezine dönüştürmüştür. 

Lider olarak Orban, parti olarak Fidesz, yeni sağ ideolojinin ideal tipleri haline gelmiştir. Bu nedenle eğer bugün seçimleri kazanamazsa, bütün post-liberal partiler ivme kaybedecektir. Şubat ayında Rubio’nun Macaristan’ı ziyaretinde sarf ettiği “senin........

© Daktilo1984