menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toz dumandan görünmeyen değişim

434 24
26.01.2026

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Son günlerde tanıdığım tanımadığım herkeste bu his var. Hem her gün aynı dünya düzenine uyandıklarına inanıyorlar hem de adını koyamadıkları bir başkalığa doğru gittiğimizi düşünüyorlar. “Havası mı, suyu mu” demiyorum tabii. Ancak kesin olan bir şey var ki bütün dönüşümlerin en hızlı yaşandığı ve herkesin duruma en kolay uyum sağladığı ülke Türkiye. Son bir yılda ABD ile ilişkilerden Suriye’den başlayan sürece, şirket el koymalarından siyasete yapılan operasyonlara kadar olan bitene baksanıza. Sanki hepsi aynı havuza doğru akıyor. Ülke bir yerden başka bir yere doğru giderken dönen dişliler kimini öğütüyor kimini ise sonraki sabaha taşıyor.

İşte tam da bu hissin ortasında Habertürk’ten başlayıp ünlülere uzanan operasyonlar geldi. Her gün bir magazin figürünü tartıştık. Ancak arka planda gördük ki aslında kurumların hikâyesi de yeniden yazılıyor.

Örnek mi?

Hemen aklıma Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı geliyor. Devletin iletişim stratejisini çizen kurum, son dönemin operasyonlarında çok konuşuldu. Hatırlayın: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmalarda Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Furkan Torlak’ın adının geçtiğini, kendisinin istifasını beklediğimi yazmıştım. Gerçekten de aynı gün Torlak istifasını duyurdu. Ardından kurumdan iki ay önce yolu ayrılmış bir isim gözaltına alındı. Cumhurbaşkanlığı uçağına binen kimi isimlerin adı dosyaya girdi.

Geçen günlerde sosyal medyayı açıp iktidara yakın isimlerin “İletişim Başkanlığı’nda bir değişim olması gerekir” diye özetlenebilecek yorumlarını okuyunca işin peşine düştüm. Acaba Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda toz duman arasında bir şeyler değişti mi?

Bir dizi kaynağı taradıktan, bir kısım isimle konuştuktan sonra ilginç bir tablo ortaya çıktı.........

© Cumhuriyet