Mutlak Butlan: Türkiye’nin Yeni “Meşhuru” Mu?
Bir hukuk terimi bir gecede halkın diline düştü. Peki tartıştığımız gerçekten hukuk mu, siyaset mi?
Türkiye dün sabah yeni bir isimle uyandı.
Adı ne bir siyasetçi, ne bir sanatçı, ne de bir futbolcu…
Hayatında hukuk fakültesinin kapısından geçmemiş milyonlarca insan ilk kez bu kavramı duydu. Öyle ki, kulağa biraz garip gelen bu hukuk terimi kısa sürede kahvehanelerin, çay ocaklarının ve sosyal medyanın en çok konuşulan konusu haline geldi.
Hatta önümüzdeki günlerde pazarlarda bile duysak şaşırmam.
Yetenekli pazarcılarımızın dilinde belki şöyle bir çağrı yankılanır:
“Gel abla gel… Mutlak butlan gibi iptal olmadan bitmeden al git!”
Bir kavram önce hukukun raflarında doğar, sonra halkın mizahında yeniden hayat bulur.
Fakat işin esprili tarafını bir yana bırakırsak, bu kez yaşanan tartışma sıradan bir tartışma değil.
Çünkü mesele Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinin en önemli partilerinden biri olan CHP’nin kurultayıyla ilgilidir.
HUKUK TARTIŞMASI MI, SİYASİ DEPREM Mİ?
CHP’de yaşanan kurultay tartışması artık yalnızca parti içi bir mesele olmaktan çıktı.
Bu tartışma ekonomiyi etkiledi.
Yatırımcı psikolojisini etkiledi.
Siyasetin merkezine oturdu.
Üstelik bunun yarattığı siyasi deprem Türkiye’de daha önce benzeri görülmemiş bir tabloyu da beraberinde getirdi.
Muhalefetin önemli bir bölümü, yaşanan sürecin iktidarın planı olduğunu ileri sürüyor.
Daha açık ifadeyle, bazı CHP’liler ve muhalif çevreler yargının siyasi baskı altında hareket ettiğini iddia ediyor.
Bu son derece ağır bir suçlamadır.
Çünkü böyle bir iddia yalnızca bir mahkeme kararını değil, doğrudan hukuk sisteminin tarafsızlığını sorgulamaktadır.
Ancak burada şu soru da ortaya çıkıyor:
Eğer gerçekten böyleyse, CHP’nin yaptığı itirazlar neden sonuç vermedi?
Ve daha önemlisi, bundan sonra ne olacak?
CHP İKTİDARIN........
