menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Popüler olan kötü olmak zorunda mıdır: Tarkan konserinin düşündürdükleri

28 1
23.01.2026

Gelin bugün de magazin gündemine şöyle bir bakalım. Magazin genellikle geçici olan günceli, günlük olanı konuşur. Kalabalık, gürültülü, çarpıcı, ışıltılı olanın peşindedir. Döndür döndür aynı anlar, aynı sözler çoğunlukla başka bir görüşe, yoruma, ikinci bir cümleye de gerek duymadan tüketilir. Zaten çok da oyalanmaz hemen başka ve taze bir gündeme ihtiyaç vardır.

Tarkan’ın İstanbul konserleri iştahlı magazin gündemine gümbür gümbür yerleşti. Bu ışıltılı, başarılı hayat, pırıltılı kostümler, dinlemeye gelen ünlüler, bilet fiyatları, kaç kişi geliyor, Tarkan ne kazanıyor?

Konsere gitme şansım yok. O yüzden basında ve sosyal medyada önüme düşenlerden kalkışla, izlediklerimin bana neler düşündürdüğünü paylaşmak isterim. Bir dizi konser programının daha ilk ikisinde sahnedeydi Tarkan. Yalnızca müziği değil, hissettirdiği unutulmuş duygular konsere giden gitmeyen herkesin paylaşımlarına taştı. Kendiliğinden oldu. İyi hissetmeyi özleyenlerin gönlüne bir kez daha yerleşti.

Meğer ne kadar hasretmişiz tevazuya, iyiliğe, ferahlığa.

Sakin olmanın, zarif kalmanın, büyüklüğü bağırmadan taşımanın mümkün olduğunu gördük.

Popüler kültür çoğu zaman tek kelimeliktir. Yoz. Vasat. Derinliksiz. Popüler müzik, gençleri yakalayan liste başı şarkılar, özellile RAP müzik şarkı sözleri çokça eleştiri alıyor. Özellikle şiddetin, vandalizmin gençler arasına teşvik edercesine sızmış olması, özendirilen hayat tarifi ve şöhreti yakalamış vasatın özendiriciliği hatırı sayılır bir sorun. Uyuşturucu problemini, gençlerin eğitim ve gelişimini umursamayan rejimin normalleştirdiği hayatın çirkin yansımasıyla; dım tıs çıstak tempo kulakları sağır ediyor. Gencecik kızlar, eril dilin bedenlerini hedef aldığı şarkıları zıplayarak söylüyor, hemcinslerine yaşatılanların arkasında yatan gerçeklikten kopuk bir şarkıcının sahnesi için saatlerce kuyruklarda bekliyor. Kadını nesneleştiren klipler, şiddetin estetize edilişi, şöhreti başarı sanan figürlerin kibiri, egosu… Gündelik hayatımıza sızan bu görüntüye bakarak “popüler olan kötüdür” yorumuna varmak kolay.

Ama belki de soruyu tersinden sormalıyız: Popüler olan mı yozlaştırıyor, yoksa yoz olan mı popüler kılınıyor? Belki ikisi de kısmen doğru ama popüler olan her zaman kötü ve yoz olmak zorunda değil. Bu ayrım önemli. Hatta popüler olanın gücünü taşıyıcı olarak görmek, böyle bir kapı açmak mümkün.

Tarkan’ın konserlerinden görüntüleri izlerken, paylaşanların yorumları şarkıcıyla, icracıyla sanatçı arasındaki farkı bir kez daha düşünmeme vesile oldu. Üçüncü konserden hemen önce içten bir paylaşımla gördüğü övgüye, özleme teşekkür ederken “siz de bana çok iyi geldiğiniz için bu konserler güzel oluyor” diyor sanatçı.

Dünya çapında bir star, on binlerin karşısında; ama ne şatafat, ne kibir, ne gösteriş. Hayatı bir star’dan hiç beklenmeyecek kadar gözden uzak ve sakin yaşıyor Tarkan. Göz önündeyken de teşhir edilen bir egosu yok. Sadece müzik, sadece ses, sadece ölçülü bir zarafet. Hatta çok önemli bir başka ayrıntı daha. Minnet, tevazu, şükran gibi unutulmuş kelimelerin çok da yakışarak yeniden vücut bulduğu, o sanatçı kimliğin farkındalığı belirleyici bir rol........

© Birgün