menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rosenbergler ve unutmaya karşı bir direniş

46 0
01.07.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Julius ve Ethel Rosenberg’in davaları; idamlarının üzerinden 73 yıl geçse de “ulusal güvenlik”, “siyasi kutuplaşma”, “adil yargılama”, “medyada yer alan anlatılar ve muhalif görüşlere yönelik tutum”un kesiştiği noktada yer aldığı için hala yankı uyandırmaya devam ediyor. Soğuk Savaş’ın henüz başlarında yargılanıp hüküm giyen Rosenberg çifti, “dış düşmana” yani komünizme duyulan korkunun kamuoyunu, siyasi söylemi ve adalet sistemini şekillendirdiği bir toplumun sembolleri haline geldi. Çünkü Soğuk Savaş dönemi, kendine özgü bir bağlam olsa da bu davanın altında yatan birçok soru günümüzde de güncelliğini sürdürüyor.

1950’ler ABD’de McCarthyizm dönemiydi. Soğuk Savaş’ın başlangıcında pek çok Amerikalı, “komünizm”den kaynaklandığını düşündükleri tehdit karşısında paranoyak bir hale getirildi ve sözde “komünistleri” ortaya çıkarmak ulusal bir hobiye dönüştü. Rosenbergler olayı, bu bağlamda McCarthyizmin doruk noktasındaki bir vakadır.

Rosenberg çifti, esas olarak Ethel Rosenberg’in kardeşi David Greenglass’ın ifadesine dayanılarak mahkum edildi. Los Alamos Atom Araştırma Merkezi’nde çalışan David, ABD’nin atom silahı planlarını Ruslara teslim ettiği yolunda ifade vermiş ve Julius Rosenberg’i kendisini işe almakla suçlamıştı. David’in Ruslara teslim ettiği atom bombası planları, bombanın mucidinin ifadesiyle, “hiçbir değerli bilgi içermeyen bir çizim”, yani “değersiz bir karikatür”den başka bir şey değildi. Diğer bazı suçlamaların da asılsız olduğu kanıtlandı ve Rosenberg çifti duruşma boyunca masum olduklarını savundu. Mevcut hukuk normlarına göre, bu olayda idam cezasını haklı çıkarabilecek bir suç unsuru yoktu.

O dönemde, komünistlere ve “solcu” olarak nitelendirilebilecek her şeye karşı çılgınca bir korku ve nefretle dolu Amerikan basını, karara tam destek verdi. Sadece tek bir haftalık gazete, The........

© Birgün