Çok ciddi bir bahis...
Sabahattin Ali’nin Bir Skandal adlı öyküsünde, bir Anadolu kentine öğretmen olarak atanan karakterin gözünden, orada kaldığı sürece yaşadığı olaylara tanık oluruz. Biraz ukala ve kibirli bir karakterdir bu; taşra aydınlarını küçümser, bilgisizlikleriyle alay eder.
Bir akşam, aynı okulda görevli olan bir öğretmenle gittikleri kulüpte, radyo etrafında toplanmış bir grubun müzik dinleyip batı ve doğunun müzik kültürü hakkında tartıştığını görür. Epey ‘musikişinas’ görünen bir adamın batılı müzisyenler hakkında etrafındakilere caka satarak konuşması hakkında şunları anlatır:
“Yalnız bu sırada bazı sinema artisti isimlerini musikişinas isimleri diye yutturduğu nazarı dikkatime çarptı. Sinema gibi pek de ciddi olmayan bahislerdeki cahilliklerinden istifade ederek karşısındakileri mağlup etmeye çalışan bu genç sinirime dokundu ve hemen söze karıştım: -Aman birader, bu isimde bir artist vardır, ama bestekâr var mı bilmiyorum!”
Birinci tekil şahıs ağzından olayı anlatan karakterin ne kadarı Sabahattin Ali’dir bilemiyorum ama, ‘sinema gibi pek de ciddi olmayan bahisler’ ifadesinde yazarın bu konudaki kişisel görüşünün de payı olduğunu sanıyorum.
Öykü 1932’de yayımlandığına göre, sinema icat edileli henüz 40 yıl bile olmamış. Her ne kadar Luis Bunuel, Abel Gance, Sergei Eisenstein gibi ustalar bu yeni aygıtı kullanarak şaşırtıcı öyküler anlatmaya başlamışsa da, sinemanın hem sanat hem de bir anlatı aracı olarak gücünün henüz ortaya çıkmadığı, kitleler için teknolojik bir seyirlik........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin