Cehennemin kapısı açık, içerisi boş
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Dünya, mantığın sınırlarını zorlayan kötülüklerle karşılaştığında insan zihni, onun arkasında maddi değil, neredeyse felsefi bir lanet aramaya başlıyor. Sanki bir yerlerde Naturom Demonto’nun sayfaları usulca çevrilmiş, Kandarian iblisi serbest kalmış ve zihnimizin en karanlık odalarından Deadite’lar fırlamış gibi geliyor bana da bazen. Toplumsal ve bireysel krizler üst üste bindiğinde “Bu kadarı da artık normal olamaz!” hissinin zihni ele geçirmesi biraz da bundan. Evil Dead (Kötü Ruh/Ölüm Kitabı) serisini yıllardır kült kılan da bu duyguyu korkunun ilkel diliyle açığa çıkarması. O lanetli kitap yalnızca ucuz bir korku motifi değil; insanın hem içinde taşıdığı hem de dışarıdan maruz kaldığı yozlaştırıcı karanlığın, serbest kaldığında veba gibi nasıl yayıldığının grotesk bir tezahürü. Ama Sam Raimi’nin kurduğu bu kanlı evrenin değişmez bir yasası vardır: Cehennem kapıları sonuna kadar açılsa bile herkes ölmez. Her zaman o dip karanlığa direnen, et yığınlarının arasından sıyrılıp eline elektrikli testereyi alan ve kötülüğü ait olduğu çukura geri göndermeye çalışan biri çıkar.
CEHENNEMİN ESKİ YASASI
Fransız banliyölerinde büyümüş yeni nesil yönetmenlerden Sébastien Vaniček’in yönettiği Evil Dead Burn da serinin bu direnme refleksini yeniden kurmaya çalışıyor. Infested ile tanımaya başladığımız........
