Mehdi Zana’nın ardından...
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Mehdi Zana’yı, doğup büyüdüğü coğrafyanın sosyolojisi içinde düşünmeden anlamak olanaksız. O coğrafyanın sosyolojisi, bu ülkenin hâkim siyasetini anlamaya da imkân verecek kadar özgündür. Mesela şehirlerinin çoğu, hükümet binalarının etrafında, bu binalara yerleşik kurumlara hitap eden küçük çaplı ticaret mekânlarıdır. Cumhuriyetin ‘güvenlik’ kaygısının izleriyle yüklü ve ‘Türkleştirme’ tahayyülünün biçimlendirdiği bu kasabalarda doğmuş ve çoğu ilkokulla birlikte Türkçeyi öğrenmiş, pek çok alanda dünyanın tanıdığı ünlü isimler vardır. Akademide, siyasette, edebiyatta, yapay zekâda, matematikte... Hepsi için bir başka ortak özellik söylemek gerekirse ilk akla gelen her birinin kimlikleri nedeniyle ağır bedeller ödemiş olmasıdır.
Mehdi Zana, bu sosyolojinin kavşağında yer alan isimlerden birisiydi. 1977 yılı yerel seçimlerini kazanarak Diyarbakır Belediye Başkanı olmuş ve sistemin bütün siyasal tahayyüllerini bozmuştu. Kürt kimliğini tasfiye etmeye odaklı sistem politikalarının karşısında hızla yerelin sembolü haline gelmiş ve kendisinin de beklemediği bir seçim başarısı elde etmişti. Ama aynı zamanda ve tam da bu nedenlerle, hayatının 16 yılını Diyarbakır, Aydın, Afyon ve Eskişehir cezaevlerinde geçirmişti.
Zana’nın, ‘Türkleştirme’........
