‘Müslüman sosyalist’
Geçtiğimiz hafta New York Belediye Başkanlığına seçilen Zohran Mamdani’nin, yaptığı ilk konuşmada ‘Müslüman sosyalist’ olduğunu söylemesi, iktidar-muhalefet çatışmasının çok ötesinde önemi olan bir vurguydu. Zira bir çeşit modern alışkanlık gibi sıklıkla tekrarlanan ‘kimlik siyaseti yapmayalım’ söyleminin aksine, tam da ‘kimlik siyaseti’ yapmıştı. Kimliğin siyasete, siyasetin de kimliğe konu olmasının son derece olağan olduğuna dair bu vurgu, tıpkı seçim zaferi gibi önemliydi.
Belediye Başkanlığı seçimlerinde gördüğümüz gibi New York halkının yarısı kimlik siyasetine oy vermişti. Mamdani de kimliği üzerinden bunu gururla vurguladı. Üstelik ABD tarihinde genellikle öne çıkmamış bir kimlikle, Müslümanlıkla. Politik rakiplerinin kampanya sırasında ‘kimlik siyaseti yapmayalım’ uyarıları, olsa olsa maruz kalacakları oy kaybıyla ilgiliydi. Zira neredeyse bütünüyle göçmen topluluklardan oluşmuş bir ülkede ‘kimlik siyaseti yapmayalım’ tezi, Türkiye’de olduğu gibi temelsizdi. Çünkü dünyanın her yerinden topluluklar, ABD’ye kimlikleriyle göç etmiş ve orada sosyolojinin doğası gereği, gelenekleriyle yaşamışlardı.
Mamdani’nin ısrarlı ‘kimlik siyaseti’nin dikkat çekici bir özelliği de, çelişik algıya konu iki kimliği; Müslümanlık ve........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin
Chester H. Sunde