Atatürk ölsün mü artık?
“Atatürk ölmedi
Yüreğimde yaşıyor
Uygarlık savaşında
Bayrağı o taşıyor”
1970’li yıllarda Erdoğan Okyay’ın sözlerini yazıp bestelediği bu çocuk şarkısını bilmeyen çok azdır. Dört dizede bize ölümün kaçınılmazlığı karşısında elimizden gelebilecek olanı bütün sadeliğiyle dile getirir. O, “içimize alıp”, ruhumuza katabileceğimiz ve yolunda yürüyebileceğimiz biri olmuştur. Artık bedeni ile değil yapmak istedikleriyle yaşatabileceğimiz biridir. Arzusu da çok yalındır; uygarlık için savaşmak!
12 Eylül Faşizmi, soğuk savaşın antikomünist ileri karakolu olan Türkiye’de siyasal islamın temellerini atarken belki de en çok toplumu Atatürk’ten “bezdirmek” için uğraşmıştı. Başardı da! Askeri cuntanın 10 yıllık icraatı (Özallı yıllar Cuntaya dahildir) boyunca Atatürk, sürekli maruz kalmaktan bıkılan, katlanılması gereken bir tören ritüeli, gelişmenin, dünyaya açılmanın önündeki bir engel, ordunun tekelinde bir baskı aracı haline getirildi.
Oysa altmışlı yıllar boyunca Atatürk özellikle ilerici, sol çevrelerde enine boyuna tartışılmış, doğruları ve yanlışlarıyla hesaplaşılmış ve Atatürklüğünden çok Mustafa Kemal devrimciliği miras olarak kabul edilmiş bir........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin