menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Elenenlerin derbisi

59 0
26.04.2026

Ülkelerdeki kupa maçlarındaki değer ve heyecan sanırım bir tek bizde hak ettiği düzeyde değil. İspanya'da en son Real Sociedad'ın kazandığı Kral Kupası’na verilen değer sadece maçta değil, maçtan sonra tüm şehirde kutlamaya dönüştüğünde gerçeği anlayabiliyoruz. İngiltere’de Arsenal ile M. City arasında oynanan kupa finalindeki heyecan ve gösterilen değer, maç içinde ve maç sonunda çok net anlaşılabilmektedir.

Bizde ise bir külfet olarak algılanmaktadır; çünkü diğer ülkelerde tarihi derinliğe verilen önem ve statüsünde hiçbir değişiklik yapmadan süreci koruyarak devam ederken, bizde sürekli değişime maruz kalan statü ve kurallar, buna bağlı olarak seyirci algısındaki değişim, tamamen zamanı kaybetmeye yönelik bir etkinlik hâlini almaktadır.

İşte bu durumdaki kupa maçlarında önce Fenerbahçe’nin elenmesi, sonra da Galatasaray’ın elenmesi, derbi öncesi başka bir bakış açısını ve beklentiyi ortaya koymaktadır.

Yine de önem arz eden maçı ayrıntılı analizi önemli…

Galatasaray’ın bu sene Osimhen ve Uğurcan’a olan bağlılığı, daha önceki Icardi, Torreira, Mertens’e olan bağlılığın başka bir versiyonu olmakla birlikte, Okan Buruk için değişmeyen prensip olan oyuncu yetenekleri üzerinden sonuca gitmede bir farklılığa neden olmamakla birlikte, olumsuza direkt katkısı olurken, olumlu sonuçlara da katkısı çok sınırlı kalmaktadır.

Tedesco ise başka bir âlemde…

Cherif ile santrafor sorunu çözebileceğini zannetmesi, ki bir menajerlik kurgusu var mı yok mu tartışılması gerekmesine rağmen, bunun........

© Birgün