menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hukuksuz dava!–1

59 0
previous day

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Silivri’de hukuksuz bir dava görülüyor. Silivri, Ergenekon kumpaslarından beri hukuksuz davaların görüldüğü bir yer oluyor. Hukuk yok, adalet yok, hatta yasa bile yok. Devletin, daha doğrusu devleti elinde tutan siyasal gücün veya devlete bütünüyle egemen olmaya çalışan "gerici ideolojik" motivasyonlu bir yapılanmanın hedefine ulaşmak için kurduğu tertibin sahnelendiği bir alana dönüşüyor. Zaten bu nedenle görülen davaların bir ilkesi ve hukuku bulunmuyor.

Bu davalardan biri de "siyasi casusluk" davası. Hem niteliğini hem ayrıntılarını birçok kez yazdığım için içeriği üzerinde uzun durmayacağım. Ancak yine de ana çizgilerine ve davaya ilişkin kimi yanlış algı ve izlenimlere dikkat çekeceğim. Bazen tekrar etmek hem gerekli hem de yararlı oluyor. Kaçınılmaz bazı tekrarları göze alıyorum.

Benim, Ekrem İmamoğlu’nun, Necati Özkan ve Hüseyin Gün’ün yargılandığı bu davanın ikinci celsesi geçen hafta, 6 Temmuz 2024 günü yapıldı. Dostlarımız bizi yalnız bırakmadı; salon hıncahınç doluydu. Başta CHP lideri (seçilmiş) Özgür Özel olmak üzere partili milletvekilleri, belediye başkanları, il ve ilçe yöneticileri gelmişti. Sol ve sosyalist partilerin temsilcileri oradaydı. Basın meslek örgütleri ve çok sayıda değerli meslektaşım, kıdemli ve seçkin gazeteciler salondaydı. Ailemiz ve yakınlarımızın yanında üniversiteden arkadaşlarım, çeşitli okullardan dostlarım bizi yalnız bırakmadı. TELE 1’e el konulmasından sonra, istifa ederek TELE 2’yi kuran sevgili yol arkadaşlarım da bana güç verdiler. Tümüne teşekkür ediyorum. Varlıkları, ortaya koydukları dayanışma çok, ama çok değerli. Sevgilerimi sunuyorum.

Gelenlerin tümü, yaşanan hukuksuzluğa, siyasal kumpasa, ilkel rövanşizme, iktidarı ele geçiren bir azınlığın (muhafazakâr-İslamcı oligarşinin) ikiyüzlü zorbalığına tanık oldular.

SİLİVRİ VE DİRENİŞ YAZILARI

Hukuksal bir boyutu olmayan, siyasal sinsilik ve siniklik içinde hazırlanmış, yalana ve iftiraya dayalı bir davada savunma yapmak bile insana utanç veriyor. Bu nedenle ben savunmamı "karşı iddianame" olarak nitelendirdim ve öylece tutanaklara........

© Birgün