menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sansar

33 0
23.08.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Herhalde her yere girip çıkan, geceleri avlanan, hayli meraklı bir hayvan olduğu için, ona da olsa olsa sansar olur ya da bundan iyi sansar olur ya da ya da bundan ala sansar mı olur deyip sansar demişler!

Bu yazıyı okuyanlardan, ben yazdığım ve başlığı da sansar olduğu için, ‘Haa Haydar Seyhan’ı yazıyor!’ diyecekler çıkar. Seyhan Erözçelik’i yazıyorum, altı kardeşiz ama yedincisi de hiç kuşkusuz Seyhan olurdu, hatta oldu demeliyim. O nedenle kardeşlik hukuku gereği ona çok kızdığımı da kamu huzurunda bir kez daha söylemek isterim. O da yattığı yerden, bir altın dişi var mıydı, birkaç yıl Türk Cumhuriyetlerinde çalışmıştı, ola ki orada taktırmıştır, gülerken onu da göstererek ‘Haydaaaar yine mi?’ der, desin, evvelden çok demişti çünkü, ben de ona çok demiştim, Cumhuriyetteyken.

“Böyle gitmek var mıydı?” dizesini Nilüfer’den ödünç alıp bizimkilere birer birer soruyorum, daha 49’unda gidenlere yani, Süha Tuğtepe, Sami Baydar ve Seyhan Erözçelik’e. Sevdiğim üç özel ve cins şaire. Galiba cins şair olmak özel bir insan, kişi, yapı, varlık olmakla bağlantılı filan değil, daha yakın bir şey, içiçe, etle tırnak, ruhla gövde, yürekle akıl, duyguyla........

© Birgün