menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir tutuklamanın anatomisi

13 0
24.02.2026

“Bu ülkede gazetecilere değer görülen yer ya mezar ya cezaevi. Şikayetçi değilim. Gazeteciliğe ihanet etmedim, kalemimi satmadım, korkup biat etmedim. Bedelini de ödemekten şikayetçi değilim.”

Gazeteci Alican Uludağ’ın cezaevindeki ilk gününde biz meslektaşlarına yazığı mesajdan.

Yargı süreci nasıl işledi, derseniz… ‘Jet hızıyla’ tabiri buraya tam olarak uyuyor:

Soruşturma tarihi: 19 Şubat 2026.

Suç tarihi: 19 Şubat 2026. Soruşturma resen başlatıldı, yani bir şikayetçi yok.

İzin tarihi: 19 Şubat 2026. Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinden soruşturma açmak için Adalet Bakanlığından izin alınması gerekiyor, alınmış: “TCK’nın 301. maddesi kapsamında ‘Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin Yargı Organlarını Alenen Aşağılama’ suçu yönünden Adalet Bakanlığından soruşturma izni alınmak suretiyle anılan suç yönünden de mevcut dosya üzerinden tahkikat yürütülmesine karar verildiği…” Yani, resen soruşturmanın başlatıldığı gün Adalet Bakanlığına iletilen izin talebi, aynı gün içerisinde olumlu yanıtlandı.

Gözaltı tarihi: 19 Şubat 2026.

Tüm işlemler bir günden az zamanda tamamlandı.

DELİLLER

Diğer suçlamalar ne? “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma (TCK 217/A) ve Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret (TCK 299/1-2)”

Savcılığın hakimliğe sevk yazısında böyle yazıyor.

Peki dosyadaki “deliller” ne?

13 tane tweet. Yani, her gazetecinin yaptığı gibi açık hesabından yaptığı X (Twitter) paylaşımları.

Tweet’lerin tarihi ne?

28 Ocak 2025 - 3 Ekim 2025... Yani, geçen yılki tweet’leri, son paylaşımdan 4,5 ay sonra tam da 19 Şubat’ta soruşturma konusu oldu.

Özetle: Dosyadaki........

© Birgün