menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İki televizyon dizisindeki iki annenin farklı hak arayışları

43 0
monday

Not: Yazıyı uzatmamak için değerlendirmemi başlığın içeriğiyle sınırlı tutmaya çalışacağım. 

Bu yıl vizyona giren * “Sevdan Bir Ateş” in  Leylası  ile “Güneşin Doğduğu Yer”’in Leyla’sı (LAYLA) ikisi de istenmeyen gelinlerdir. Dolayısıyla yazgıları ortaktır: Çocukları   ellerinden alınırken kendileri  de kapı dışarı edileceklerdir.

Peki, anneyi çocuğundan ayırmaya kalkışanlar kimlerdir?

Olayların yaşandığı, servet ve nüfuz sahibi erkeğin sözünün kanun sayıldığı  her iki belde de oğluna  ‘muteber gelin’i seçmek erkeğin annesinin (hanım ağanın)  görevidir.

Hanım ağalar da kadınlık durumunun çilesini çekerler ama toplumsallaşmaları farklı olduğundan – örneğin  bölgede yaygın olan ırgatlık deneyimini hiç yaşamamışlardır- kendilerinden olmayanlara karşı acımasızdırlar.  Yaşamlarını, ölmeden önce eşlerine sonra da oğullarına bağımlı olarak  sürdürürler.

Kan bağı ve miras yoluyla bu düzenin korunmasında ve kuşaklar boyu sürdürülmesinde “aile” çok önemli olduğundan üzerlerinde tahakküm kurmuş olan ağaların kendilerini görevlendirdikleri gelini seçme sorumluluğu onlarda ağaların  gözünden düşme,  ayrıcalıklı konumlarını yitirme korkusu yaratmıştır. Bu yüzden zorbalaşmışlar beğenmedikleri gelinleri namusuna dil uzatma, iftira, tuzak v.b.  akla gelebilecek her tür kötülükle, çocuklarından ayırarak  geri püskürtmeye adeta and içmişlerdir.

İlk dizi, günümüzden (2026) yedi yıl önce Mirza ile evlenme arifesindeki Leyla ‘nın bayıltılıp Kapadokya’dan Halep’teki insan kaçakçılığı  ve benzeri kirli işlerle uğraşan yaşlı adamın yanına gönderilmesiyle başlar.

Annesiyle birlikte yaşayan adamın evinde, sefalet içinde kızına ve kendisine işkence yapan anne oğul tarafından zorla tutulan  Kapadokya’lı, ziraat mühendisi Leyla ve gördüğü işkence yüzünden konuşma yetisini yitirmiş olan altı yaşındaki kızı Hüma , rastlantı sonucu Mirza ile Halep’te bir araya gelirler.  Leyla’nın bir başka erkeğe kaçtığı yalanını yayan ailesine kanıp Leyla’dan nefret eden Mirza,  insanlık adına anne ve kızı Halep’ten kaçırmak için Leyla ile  formalite evliliği yapar, kızı Hüma’yı da nüfusuna geçirir. Türkiye’ye dönerler.

Mirza, onları da  konağa getirir. Annesinin seçtiği Destan ile evleneceği için Leyla’dan boşanmasını ister.  Halep’te geçirdiği dehşetengiz yedi yıl sonunda psikolojisi hasar gören Leyla, konuşma engelli kızına  kendi yaşamından vazgeçecek kadar düşkündür. Onu korumak için her şeyi göze almıştır.  “Sen zaten benimle evlisin” diyerek boşanmayı kabul etmez.

Leyla, aralarındaki ekonomik ve sosyal statü konusundaki eşitsizliğin Mirza’yı güçlü kıldığının ayırdındadır. Hüma’nın babası Mirza’dır, ama kızını elinden alacağı için bunu ondan gizler.  Halep’e kaçırılmasında Mirza’nın ailesinin parmağı olduğunu bilir  ama hak arayışı........

© Bianet