12’sindeydi Eylül’ün
Ferid Edgü’nün Eylül’ün Gölgesinde Bir Yazdı romanında "Bir varmış bir yokmuş, evvel saman içinde kambur zaman içinde" der ve Çakır’ın hikâyesini anlatır: "Bir yalnızlığı, ahırda atlarla paylaşmak ne demek bilir misin? Bilemezsin. Hiç kimse bilemez. Kambur olmayan ve ahırda atlarıyla yatmayan hiç kimse."
Yine bir başka romanda; Suat ve Süreyya beş yıllık evlidir. Necip ise arkadaşları ve aynı zamanda Süreyya’nın kuzenidir. Necip de âşıktır Suat’a.
Bir eylül güzünde Suat’ların Boğaz'daki evleri olan yalıda yangın çıkar. Suat Hanım yalıdaki odasına kapanmıştır, yangına rağmen yalıyı terk etmez. Necip âşık olduğu Suat’ı kurtarmak için yalıya koşar, Süreyya da ardından. Yangında Suat, Süreyya ve Necip; üçü de kurtulamaz, ölürler.
Kısa özeti bu olan Mehmet Rauf’un Eylül romanı, bundan tam 125 yıl önce Servet-i Fünûn dergisinde tefrika edilir. Bir yıl sonra da kitap olarak yayımlanır. Edebiyatın ilk psikolojik romanı olarak literatüre girer........
