AKP hükümetleri döneminde tıp eğitiminin hali
Bu haftaki yazıda önemli toplumsal sorunlardan birisi olan ancak, toplumun büyük çoğunluğu tarafından henüz fark edilmediğini gözlemlediğim bir konuyu ele alacağım. Bu sorun, bir buzdağı özelliği taşıyor. Fark edildiğinde erimiş buzdağının geri kazanılamayacağı gibi yol açacağı toplumsal sonuçlar da önlenemeyecek özelliklere sahip. Bu sorun “tıp eğitiminin hali”.
Tıp eğitiminin temeli
Tıp eğitiminin içeriği, genel olarak temel tıp bilimleri, klinik tıp bilimleri ve toplum tıp bilimleri olmak üzere üç gruba ayrılabilen bilim dallarının ortaklaşa yürüttüğü kolektif bir süreçtir. Toplum tıp bilimlerinde öğrencilere, insan sağlığının geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi ile ilgili bilgi ve beceriler kazandırılması hedeflenirken, sağlık hizmetlerinin yönetimi, sağlık ekonomisi, sağlık politikaları konularında da dersler verilir. Klinik tıp bilimlerinde, bilinen hastalıkların nasıl oluştuğu, nasıl tanı konulacağı ve tedavisinin öğretilmesi hedeflenir. Temel tıp bilimleri ise tıp eğitiminin hem “alfabesi”dir hem de “okuma yazmanın öğrenme sürecinin” sorumluluğunu üstlenir. İnsanın biyolojik bir varlık olarak tanınması, organizmanın en küçük yapı taşı olan hücrelerden başlayarak nasıl çalıştığının öğretilmesi temel tıp bilimlerinin sorumluluğundadır. İnsan vücudundaki bütün hücre çeşitlerinin, organların, bunların bir araya gelmesiyle oluşan sistemlerin yapısı, işleyişi ile görev ve fonksiyonlarının tanıtılması ve öğretilmesi de yine temel tıp bilimlerinin görev ve sorumluluğundadır. Özetle, tümü kendi içinde devasa bir üretim alanını, fabrikayı andıran dolaşım sistemi, solunum sistemi, sinir sistemi vb. insan vücudunu oluşturan bütün sistemlerin yapısı, işleyişi ve işlevinin tıp öğrencilerine öğretilmesi hedefi histoloji, anatomi, fizyoloji, biyokimya vb. temel tıp bilimlerinde yer alan bilim dallarının sorumluluğundadır. Laboratuvarda deney yapmak, pipet kullanabilmek, mesleğe ilişkin temel becerilerin kazandırılması, insan vücuduna cansız bile olsa saygılı olunması gerekliliğinin öğretilmesi de tıp eğitiminin bu döneminin hedefleri arasındadır. Yukarıda kısaca özetlenmeye çalışılan özellikleri nedeniyle tıp eğitiminin bu aşaması önemli bir alt yapı, donanım ve kadroya gereksinim duyar.
Tıp eğitimi için koşullar
Dünyada ve Türkiye’de tıp fakültelerinin hemen hepsinde klinik dönem eğitiminin gerçekleştirildiği klinik, poliklinik, ameliyathane, doğumhane vb. ortamlar aynı zamanda sağlık hizmetleri sunumunun da gerçekleştiği alanlar olduğu için kamuoyunda görünen, bilinen ve “değerlendirilen” kısım genellikle bu alandır. O nedenle, nadir görülen hastalıklara tanı konabilen, hastalıkların tanı ve tedavisi için ileri teknolojiye sahip, alanında derinlemesine uzmanlaşmış kadroları istihdam eden tıp fakülteleri toplumun gözünde “en iyiler grubunda” yer alır. Toplum tarafından görünür ve bilinir olmasa da temel tıp aşaması yukarıda da paylaşıldığı gibi, öğrencilerin insan vücudunu hem bir yapı hem canlı bir organizma olarak tanımaları ve öğrenmelerinin hedeflendiği ve ilk defa karşılaştıkları alan olduğu için diğer alanlardan çok daha farklı gereksinimlere sahiptir.........
